Mekke döneminde inmiştir. 35 âyettir. Sûre, adını 21. âyette geçen “Ahkâf” kelimesinden almıştır. Ahkâf, sûrede sözü edilen “Âd” kavminin yaşadığı Yemen’de bir bölgenin adı olup, uzun ve kıvrımlı kum yığınları demektir.


وَالَّذِي قَالَ لِوَالِدَيْهِ أُفٍّ لَّكُمَا أَتَعِدَانِنِي أَنْ أُخْرَجَ وَقَدْ خَلَتْ الْقُرُونُ مِن قَبْلِي وَهُمَا يَسْتَغِيثَانِ اللَّهَ وَيْلَكَ آمِنْ إِنَّ وَعْدَ اللَّهِ حَقٌّ فَيَقُولُ مَا هَذَا إِلَّا أَسَاطِيرُ الْأَوَّلِينَ ﴿١٧﴾


Ayet Transkripsiyonu ve Sade Meali

ve ellezî kâle li vâlidey-hi uffın lekumâ e teidâni-nî en uhrace ve kad haleti el kurûnu min kabli ve humâ yestegîsânillâhe veyle-ke âmin inne va'de allâhi hakkun fe yekûlu hâzâ illâ esâtîru el evvelîne
söz öbeklerinin üzerine farenizi sürükleyerek çevirilerini görebilirsiniz. Çevirileri tablo halinde görmek için buraya tıklayın
Kelime Türkçe karşılığı
ve ellezî ve o
kâle dedi
li vâlidey-hi anne ve babasına
uffın uf, öf, aman, bıktım
lekumâ siz ikinize, size
e teidâni-nî bana vaad mı ediyorsunuz?
en uhrace çıkarılmak (topraktan diriltilerek çıkarılmak)
ve kad haleti ve gelip geçmiş
el kurûnu nesiller
min kabli daha önceden, daha önce
ve humâ ve o ikisi
yestegîsânillâhe ikisi Allah'tan yardım istediler
veyle-ke sana yazık
âmin îmân et
inne muhakkak ki
va'de allâhi Allah'ın vaadi
hakkun haktır
fe yekûlu o zaman dedi
değil
hâzâ bu
illâ ancak, sadece, ...'den başka
esâtîru masallar, yazılan şeyler
el evvelîne evvelkiler, öncekiler

Ve o, anne ve babasına: “İkinize de off (ikinizden de bıktım), daha önce (nice) nesiller gelip geçmişken, benim topraktan diriltilerek çıkarılacağımı mı vaadediyorsunuz?” dedi. Ve onlar (anne ve babası) Allah’tan yardım isteyerek: “Kendine yazık (ediyorsun), îmân et. Muhakkak ki Allah’ın vaadi haktır.” (dediler). Bunun üzerine (o) şöyle dedi: “Bu, evvelkilerin masallarından başka bir şey değildir.”

AHKÂF SURESİ 17. Ayeti İbni Kesir Meali

Anne ve babasına: Of sizden, benden önce nice nesiller gelip geçmişken beni mi tekrar dirilmekle tehdit ediyorsunuz? diyen kimseye, anne ve babası Allah'a sığınarak: Yazıklar olsun sana. İman et, muhakkak ki Allah'ın vaadi haktır dedikleri halde; bu, eskilerin masallarından başka bir şey değildir, der.

İbni Kesir