Medine döneminde inmiştir. 200 âyettir. Sûre, adını 33. âyette geçen “Âl-i İmrân” tamlamasından almıştır. Âl-i İmrân, İmrân ailesi demektir.


وَلاَ تَكُونُواْ كَالَّذِينَ تَفَرَّقُواْ وَاخْتَلَفُواْ مِن بَعْدِ مَا جَاءهُمُ الْبَيِّنَاتُ وَأُوْلَئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ عَظِيمٌ ﴿١٠٥﴾


Ayet Transkripsiyonu ve Sade Meali

ve lâ tekûnû ke ellezîne teferrakû ve ihtelefû min ba'di mâ câe-hum beyyinâtu ve ulâike lehum azâbun azîmun
söz öbeklerinin üzerine farenizi sürükleyerek çevirilerini görebilirsiniz. Çevirileri tablo halinde görmek için buraya tıklayın
Kelime Türkçe karşılığı
ve lâ tekûnû ve olmayın
ke ellezîne onlar gibi
teferrakû ayrıldılar
ve ihtelefû ve ihtilâfa, ayrılığa, anlaşmazlığa düştüler
min ba'di sonradan, sonra
mâ câe-hum onlara gelen şey
beyyinâtu beyyineler, açık deliller
ve ulâike ve işte onlar
lehum onlar için vardır
azâbun azîmun azîm azap, büyük azap

Ve kendilerine beyyineler (açık deliller) geldikten sonra, fırkalara ayrılıp ihtilafa düşenler gibi olmayın! Ve işte onlar, onlar için “azîm azap” vardır.

ÂLİ İMRÂN SURESİ 105. Ayeti Ali Bulaç Meali

Kendilerine apaçık belgeler geldikten sonra, parçalanıp ayrılan ve anlaşmazlığa düşenler gibi olmayın. İşte onlar için büyük bir azab vardır.

Ali Bulaç