Medine döneminde inmiştir. 200 âyettir. Sûre, adını 33. âyette geçen “Âl-i İmrân” tamlamasından almıştır. Âl-i İmrân, İmrân ailesi demektir.


فَرِحِينَ بِمَا آتَاهُمُ اللّهُ مِن فَضْلِهِ وَيَسْتَبْشِرُونَ بِالَّذِينَ لَمْ يَلْحَقُواْ بِهِم مِّنْ خَلْفِهِمْ أَلاَّ خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلاَ هُمْ يَحْزَنُونَ ﴿١٧٠﴾


Ayet Transkripsiyonu ve Sade Meali

ferihîne bi mâ âtâ hum(u) allâhu min fadlı-hî ve yestebşirûne bi ellezîne lem yelhakû bi-him min halfi-him ellâ havfun aleyhim ve lâ hum yahzenûne
söz öbeklerinin üzerine farenizi sürükleyerek çevirilerini görebilirsiniz. Çevirileri tablo halinde görmek için buraya tıklayın
Kelime Türkçe karşılığı
ferihîne ferahlanırlar, sevinç duyarlar
bi mâ şey ile
âtâ hum(u) allâhu Allah'ın onlara verdiği
min fadlı-hî kendi fazlından
ve yestebşirûne ve müjdelemek isterler
bi ellezîne onlara
lem yelhakû henüz katılmayanlar
bi-him onlara
min halfi-him onların arkalarından
ellâ havfun korku yoktur, olmaz
aleyhim onlara
ve lâ hum ve onlar değildir, olmazlar
yahzenûne mahzun olurlar

Allah'ın onlara kendi fazlından verdiği şeyle ferahlarlar. Ve arkalarından henüz kendilerine katılmayan (henüz şehit olmayan) kimselere, "onlara bir korku olmayacağını ve onların mahzun olmayacaklarını" müjdelemek isterler.

ÂLİ İMRÂN SURESİ 170. Ayeti Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Onlar kendilerine Allah Teâlâ'nın fazlından verdiği şey ile mesrûrdurlar. Ve onlar, arkalarında varıp kendilerine yetişmemiş olanlara bir korku olmadığı ile ve onların mahzûn olmayacakları ile de müjdelenmiş bulunurlar.

Ömer Nasuhi Bilmen