Medine döneminde inmiştir. 200 âyettir. Sûre, adını 33. âyette geçen “Âl-i İmrân” tamlamasından almıştır. Âl-i İmrân, İmrân ailesi demektir.


فَانقَلَبُواْ بِنِعْمَةٍ مِّنَ اللّهِ وَفَضْلٍ لَّمْ يَمْسَسْهُمْ سُوءٌ وَاتَّبَعُواْ رِضْوَانَ اللّهِ وَاللّهُ ذُو فَضْلٍ عَظِيمٍ ﴿١٧٤﴾


Ayet Transkripsiyonu ve Sade Meali

fe inkalebû bi ni'metin min allâhi ve fadlin lem yemses-hum sûun ve ettebeû rıdvâne allâhi ve allâhu zû fadlin azîmin
söz öbeklerinin üzerine farenizi sürükleyerek çevirilerini görebilirsiniz. Çevirileri tablo halinde görmek için buraya tıklayın
Kelime Türkçe karşılığı
fe inkalebû böylece döndüler
bi ni'metin bir ni'met ile
min allâhi Allah'tan
ve fadlin ve bir fazl
lem yemses-hum onlara dokunmadı
sûun bir kötülük
ve ettebeû ve tâbî oldular
rıdvâne allâhi Allah'ın rızası
ve allâhu ve Allah
zû fadlin fazlın sahibi
azîmin azîm, büyük

Böylece onlara bir kötülük dokunmadan, Allah'tan bir nimet ve fazl ile geri döndüler. Ve Allah’ın rızasına tâbî oldular. Ve Allah "Büyük Fazıl" sahibidir.

ÂLİ İMRÂN SURESİ 174. Ayeti Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Sonra da kendilerine hiçbir fenalık dokunmamaksızın Allah Teâlâ'nın bir nîmetiyle ve bir fazlı ile geri döndüler ve Allah-ü Azîmüşşan'ın rızasına tâbi oldular. Allah Teâlâ ise azîm bir fazl sahibidir.

Ömer Nasuhi Bilmen