Araf Suresi Mekke döneminde inmiştir. 163-170. âyetlerin Medine döneminde indiğini söyleyen âlimler de vardır. 206 âyettir. Sûre, adını 46. ve 48. âyetlerde geçen “el-A’râf” kelimesinden almıştır.


قَالَ يَا مُوسَى إِنِّي اصْطَفَيْتُكَ عَلَى النَّاسِ بِرِسَالاَتِي وَبِكَلاَمِي فَخُذْ مَا آتَيْتُكَ وَكُن مِّنَ الشَّاكِرِينَ ﴿١٤٤﴾


Ayet Transkripsiyonu ve Sade Meali

kâle yâ mûsâ innî istafeytu-ke alâ en nasi bi risâlâtî ve bi kelâmî fe huz mâ âteytu-ke ve kun min eş şâkirîne
söz öbeklerinin üzerine farenizi sürükleyerek çevirilerini görebilirsiniz. Çevirileri tablo halinde görmek için buraya tıklayın
Kelime Türkçe karşılığı
kâle dedi
yâ mûsâ ey Musa
innî istafeytu-ke muhakkak ki ben seni seçtim
alâ en nasi insanların üstüne
bi risâlâtî gönderdiklerimle, risalelerimle
ve bi kelâmî ve kelâmımla, sözümle
fe huz artık al
mâ âteytu-ke sana verdiğim şeyleri
ve kun ve ol
min eş şâkirîne şükredenlerden

(Allahû Tealâ) şöyle buyurdu: “Ey Musa! Muhakkak ki; Ben, risaletimle ve kelâmımla seni insanların üzerine seçtim. Artık sana verdiğim şeyleri al. Ve şükredenlerden ol.”

Araf Suresi 144. Ayeti Karşılaştırmalı Mealleri

(Allah) “Ey Mûsâ! Vahiylerim ve konuşmamla seni insanlar üzerine seçkin kıldım. Öyleyse sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol” dedi.

Diyanet İşleri

Tanrı, yâ Mûsâ dedi, ben sana peygamberlik vererek ve seninle konuşarak bütün insanlara üstün ettim seni, seçtim seni, sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol.

Abdulbaki Gölpınarlı

(Allah) Ey Musa! dedi, ben risaletlerimle (sana verdiğim görevlerle) ve sözlerimle seni insanların başına seçtim. Sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol.

Adem Uğur

Buyurdu ki: "Ey Musa! Muhakkak ki Ben seni, risâletlerim ve kelâmım ile insanlar üzerine seçtim. . . Al sana verdiğimi ve şükredenlerden (değerlendirenlerden) ol!"

Ahmed Hulusi

Allah:
'Ey Mûsâ, sana verdiğim peygamberlikle, seninle yaptığım konuşmalarımla, kelâmımla seni insanlar üzerinde seçkin biri kıldım. Sana verdiğime sımsıkı sarıl, şükredenlerden ol.' buyurdu.

Ahmet Tekin

(Rabbi): 'Ey Musa! Ben ilahi tebliğlerimle ve seninle konuşmamla, seni insanlara karşı seçkin kıldım. Sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol!' dedi.

Ahmet Varol

(Allah:) "Ey Musa" dedi. "Sana verdiğim risaletimle ve seninle konuşmamla seni insanlar üzerinde seçkin kıldım. Sana verdiklerimi al ve şükredenlerden ol."

Ali Bulaç

(Allah şöyle) buyurdu: “- Ya Mûsa! Ben, (seni) peygamber göndermemle ve (seninle vasıtasız) kelâm etmemle seni asrının insanları üzerine seçtim. Şimdi şu sana verdiği emir ve yasakları al da şükredenlerden ol.”

Ali Fikri Yavuz

«Ey Musa! Verdiklerimle ve seninle konusmamla seni insanlar arasindan sectim; sana verdigimi al ve sukret» dedi.

Bekir Sadak

(Rabbi ona): «Ey Musa!» dedi. «şüphesiz ki seni risâletimle (peygamberlik göreviyle) ve sözümle diğer insanlar arasından seçip üstün kıldım. O halde sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol!» buyurdu.

Celal Yıldırım

'Ey Musa! Verdiklerimle ve seninle konuşmamla seni insanlar arasından seçtim; sana verdiğimi al ve şükret' dedi.

Diyanet İşleri (eski)

(Allah) Ey Musa! dedi, ben risaletlerimle (sana verdiğim görevlerle) ve sözlerimle seni insanların başına seçtim. Sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol.

Diyanet Vakfi

Dedi ki: 'Musa, mesajlarımla ve seninle konuşmamla seni halkın üzerine seçtim. Sana verdiklerimi al ve şükredenlerden ol.'

Edip Yüksel

Buyurdu ki: ya Musâ! Haberin olsun ben risaletlerimle ve kelâmımla seni o insanların üzerine intihab eyledim, şimdi şu sana verdiğimi al ve şükrünü bilenlerden ol

Elmalılı Hamdi Yazır

Allah buyurdu ki: «Ey Musa, haberin olsun, Ben, mesajlarımla ve kelamımla seni o insanların üzerine seçtim. Şimdi şu sana verdiğimi al ve şükrünü bilenlerden ol!»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah buyurdu: Ey Musa! Sana verdiğim peygamberlikle ve kelâmımla seni insanlar üzerine seçkin kıldım. Sana verdiğime sıkı sarıl ve şükredenlerden ol!

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Allah dedi ki; «Ey Musa, mesajlarımla ve aracısız konuşmamla sana diğer insanlar üzerinde seçkin bir konum bağışladım. Sana verdiklerimi al ve şükredenlerden ol.»

Seyyid Kutub

(Tanrı :) "Ey Musa" dedi. "Sana verdiğim risaletimle ve seninle konuşmamla seni insanlar üzerinde seçkin kıldım. Sana verdiklerimi al ve şükredenlerden ol."

Gültekin Onan

Buyurdu ki: «Ey Musa, ben seni risâletlerimle, kelâmımla (bütün) insanlardan mümtaz kıldım. Şimdi şu sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol».

Hasan Basri Çantay

(Allah) buyurdu ki: 'Ey Mûsâ! Şübhesiz ki ben gönderdiklerimle (sana vahyettiklerimle) ve (seninle) konuşmamla seni insanların üzerine seçtim. Artık (lütfumdan)sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol!'

Hayrat Neşriyat

Buyudu ki: Ey Musa; risaletim ve kelamımla seni insanlar arasından seçtim. Sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol.

İbni Kesir

(Allah): "Ey Musa" dedi, "(sana) ayetler vahyederek ve (seninle) konuşarak sana insanların arasında üstün bir yer ayırdım; sana bahşettiklerime sıkı sıkı sarıl öyleyse; ve şükreden kimselerden ol!"

Muhammed Esed

Buyurdu ki: «Ya Mûsa! Muhakkak Ben, seni risâletlerimle ve kelâmım ile nâs üzerine ihtiyar ettim. İmdi sana verdiğimi al ve şükredicilerden ol.»

Ömer Nasuhi Bilmen

Allah: “Ey Musa! Seni peygamber göndermem ve seninle konuşmamla, seni insanlar arasından seçtim. Sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol!” buyurdu.

Ömer Öngüt

-Ey Musa, ben, gönderdiklerimi ve sözlerimi insanlara iletmen için seni seçtim. Sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol! dedi.

Şaban Piriş

Allah buyurdu ki: "Mûsâ! Ben seni risaletlerimle, mesajlarımla ve hitabıma mazhar etmemle öbür insanlar arasından seçip mümtaz kıldım.Şimdi şu sana verdiğim nübüvveti al ve bu nimetime şükreden kullarımdan ol!"

Suat Yıldırım

(Allâh) buyurdu ki: "Ey Mûsâ, Ben mesajlarımla ve konuşmamla seni insanların başına seçtim; sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol!"

Süleyman Ateş

(Allah:) «Ey Musa» dedi. «Sana verdiğim risaletimle ve seninle konuşmamla seni insanlar üzerinde seçkin kıldım. Sana verdiklerimi al ve şükredenlerden ol.»

Tefhim-ul Kuran

Allah buyurdu ki: 'Ey Musa! Sana vahyettiklerimle ve kelâmımla seni insanlar üzerinde seçkin kıldım. Sana verdiklerimi al ve şükredenlerden ol.'

Ümit Şimşek

Allah buyurdu: "Ey Musa! Ben, gönderdiğim vahiylerle, konuşmamla seni seçip yücelttim. Sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol."

Yaşar Nuri Öztürk

Allah “Ey Musa!” dedi. “Sana ayetler vahyederek ve seninle konuşarak, sana insanların arasında üstün bir yer ayırdım. Sana verdiklerime, sıkı sıkı sarıl ve şükredenlerden ol.”

Abdullah Parlıyan

Allah şöyle buyurdu: “Ey Mûsâ! Gönderdiğim âyetlerimle, konuşmamla seni insanların üstüne seçip yücelttim. Sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol.”

Bayraktar Bayraklı

(Allah) “Ey Musa!” dedi. “Ben verdiğim (peygamberlik) görevimle ve seninle konuşmamla seni insanların başına seçtim. Sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol.”

Cemal Külünkoğlu

(Allah) “Ey Musa! Seni risaletim ve konuşmamla insanlar üzerinde seçkin kıldım. O halde sana verdiklerimi al ve şükredenlerden ol” dedi.

Kadri Çelik

Allah, şöyle buyurdu: “Ey Musa! Ben seni seçtim ve seni (insanlara iletmek üzere sana vahyettiğim) mesajlarımla ve hitabıma mazhar kılmakla insanlar üzerinde bir mevkie çıkardım. Şimdi sen, (senin için olmayanı talepten vazgeçerek) sana ne vermişsem onu al ve karşılığında her hal, söz ve davranışınla şükredenlerden ol.

Ali Ünal

Buyurdu ki: “Ey Musa risaletimle ve konuşmamla seni insanlara üstün kıldım. Sana verdiklerimi al da şükredenlerden ol.”

Harun Yıldırım

(Allah) buyurdu ki: "Ey Musa, mesajlarım yoluyla ve hitabım sayesinde seni insanlar arasından seçip onurlandırdım; öyleyse sana bahşettiklerime sımsıkı sarıl ve şükredenlerden ol!"

Mustafa İslamoğlu

(Allah) buyurdu ki: “Ey Musa! Şüphesiz Ben risaletimle (mesajlarımla) ve seninle konuşmakla, seni insanlar üzerine seçtim. Sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol.”

Sadık Türkmen

Allah “Ey Musa! Sana verdiğim mesajlarla ve seninle konuşmamla insanlar arasından seni seçtim. Sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol” dedi.

İlyas Yorulmaz

(Allahû Tealâ) şöyle buyurdu: “Ey Musa! Muhakkak ki; Ben, risaletimle ve kelâmımla seni insanların üzerine seçtim. Artık sana verdiğim şeyleri al. Ve şükredenlerden ol.”

İmam İskender Ali Mihr