Mekke döneminde inmiştir. 163-170. âyetlerin Medine döneminde indiğini söyleyen âlimler de vardır. 206 âyettir. Sûre, adını 46. ve 48. âyetlerde geçen “el-A’râf” kelimesinden almıştır.


وَإِذَا صُرِفَتْ أَبْصَارُهُمْ تِلْقَاء أَصْحَابِ النَّارِ قَالُواْ رَبَّنَا لاَ تَجْعَلْنَا مَعَ الْقَوْمِ الظَّالِمِينَ ﴿٤٧﴾


Ayet Transkripsiyonu ve Sade Meali

ve izâ surifet ebsâru-hum tilkâe ashâbi en nâri kâlû rabbe-nâ lâ tec'al-nâ mea el kavmi ez zâlimîne
söz öbeklerinin üzerine farenizi sürükleyerek çevirilerini görebilirsiniz. Çevirileri tablo halinde görmek için buraya tıklayın
Kelime Türkçe karşılığı
ve izâ surifet ve çevrildikleri zaman
ebsâru-hum onların bakışları
tilkâe tarafa
ashâbi en nâri ateş ehli, halkı
kâlû dediler
rabbe-nâ Rabbimiz
lâ tec'al-nâ bizi kılma
mea birlikte, beraber
el kavmi ez zâlimîne zalimler kavmi, zalim kavim

Onların bakışları ateş (cehennem) ehlinin tarafına çevrilince: “Rabbimiz, bizi zalim kavim ile beraber kılma.” dediler.

A'RÂF SURESİ 47. Ayeti Ahmet Tekin Meali

Gözleri cehennem ehli tarafına çevrildiği zaman da:
'Rabbimiz, bizi, inkâr ile, isyan ile, baskı, zulüm ve işkence ile temel hak ve hürriyetleri, Allah yolunu ve Allah yolundaki faaliyetleri engelleyen güç ve iktidar sahibi, zâlim bir toplulukla biraraya getirme' derler.

Ahmet Tekin