Mekke döneminde inmiştir. 163-170. âyetlerin Medine döneminde indiğini söyleyen âlimler de vardır. 206 âyettir. Sûre, adını 46. ve 48. âyetlerde geçen “el-A’râf” kelimesinden almıştır.


وَنَادَى أَصْحَابُ النَّارِ أَصْحَابَ الْجَنَّةِ أَنْ أَفِيضُواْ عَلَيْنَا مِنَ الْمَاء أَوْ مِمَّا رَزَقَكُمُ اللّهُ قَالُواْ إِنَّ اللّهَ حَرَّمَهُمَا عَلَى الْكَافِرِينَ ﴿٥٠﴾


Ayet Transkripsiyonu ve Sade Meali

ve nâdâ ashâbu en nâri ashâbe el cenneti en efîdû aleynâ min el mâi ev mim mâ (min mâ) razaka-kum allâhu kâlû inne allâhe harrame-humâ alâ el kâfirîne
söz öbeklerinin üzerine farenizi sürükleyerek çevirilerini görebilirsiniz. Çevirileri tablo halinde görmek için buraya tıklayın
Kelime Türkçe karşılığı
ve nâdâ ve seslendiler
ashâbu en nâri ateş halkı, ateş ehli
ashâbe el cenneti cennet halkı, cennet ehli
en efîdû aktarın
aleynâ bize
min el mâi sudan
ev yahut, veya, ya da
mim mâ (min mâ) o şeylerden
razaka-kum allâhu Allah sizi rızıklandırdı
kâlû dediler
inne allâhe muhakkak ki Allah
harrame-humâ o ikisini haram kıldı (yasakladı)
alâ el kâfirîne kâfirlere

Ve ateş (cehennem) ehli cennet ehline nida etti (seslendi): “Sudan veya Allah’ın sizi rızıklandırdığı şeylerden bize aktarın.” (Cennetlikler) şöyle dedi: “Muhakkak ki; Allah ikisini de kâfirlere haram etti.”

A'RÂF SURESİ 50. Ayeti Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Ve nâr ehli, ashâb-ı cennete nidâ ederek: «Suyunuzdan veya Allah'ın sizi merzûk ettiği şeylerden bizim üzerimize döküveriniz» diye yalvaracaklar. Onlar da: «Şüphe yok ki, Allah Teâlâ bunları kâfirler üzerine haram kılmıştır,» diyecekler.

Ömer Nasuhi Bilmen