Araf Suresi Mekke döneminde inmiştir. 163-170. âyetlerin Medine döneminde indiğini söyleyen âlimler de vardır. 206 âyettir. Sûre, adını 46. ve 48. âyetlerde geçen “el-A’râf” kelimesinden almıştır.


قَالَ الَّذِينَ اسْتَكْبَرُواْ إِنَّا بِالَّذِيَ آمَنتُمْ بِهِ كَافِرُونَ ﴿٧٦﴾


Ayet Transkripsiyonu ve Sade Meali

kâle ellezîne istekberû innâ bi ellezî âmen-tum bi-hi kâfirûne
söz öbeklerinin üzerine farenizi sürükleyerek çevirilerini görebilirsiniz. Çevirileri tablo halinde görmek için buraya tıklayın
Kelime Türkçe karşılığı
kâle dedi
ellezîne istekberû kibirlenen kimseler
innâ muhakkak ki biz
bi ellezî onu (o şeyi)
âmen-tum siz îmân ettiniz, inandınız
bi-hi onu
kâfirûne inkâr edenler

Kibirlenenler şöyle dedi: “Muhakkak biz, sizin inandığınız şeyi inkâr edenleriz.”

Araf Suresi 76. Ayeti Karşılaştırmalı Mealleri

Büyüklük taslayanlar, “Şüphesiz biz sizin inandığınız şeyi inkâr edenleriz” dediler.

Diyanet İşleri

O ululanmak isteyenler, o kibirliler, dediler ki: Hiç şüphe yok ki biz, sizin inandıklarınızı inkâr ettik, kâfir olduk.

Abdulbaki Gölpınarlı

Büyüklük taslayanlar dediler ki: "Biz de sizin inandığınızı inkâr edenleriz."

Adem Uğur

O kendini beğenmiş kibirliler: "Gerçek ki, biz sizin o iman ettiğinizi, inkâr edenleriz" dediler.

Ahmed Hulusi

Büyüklük taslayan serkeş zorbalar ise:
'Biz, sizin inandığınız şeyleri inkâr ediyoruz' dediler.

Ahmet Tekin

Bunun üzerine büyüklenenler: 'Biz de sizin iman ettiğinizi inkar edenleriz' dediler.

Ahmet Varol

Büyüklük taslayanlar (müstekbirler de şöyle) dedi: "Biz de, gerçekten sizin inandığınızı tanımayanlarız."

Ali Bulaç

O kibirlenerek iman etmiyenler, “ - Doğrusu biz, o sizin iman ettiğiniz şeyi inkâr eden kâfirleriz.” dediler.

Ali Fikri Yavuz

(76-77) Buyukluk taslayanlar, «Sizin inandiginizi biz inkar ediyoruz» dediler ve disi deveyi kesip devirdiler; Rablerinin buyruguna bas kaldirdilar, «Ey Salih, eger sen peygambersen bizi tehdit ettigin azaba ugrat bakalim» dediler.

Bekir Sadak

(76-77) Büyüklük taslayanlar, «biz sizin imân ettiğiniz şeyi inkâr ediyoruz» dediler ve o yüzden devenin bacaklarını kesip onu yere devirdiler de Rablarının buyruğuna baş kaldırıp tuğyan ettiler ve: «Ey Salih ! Eğer (cidden) peygamberlerden isen bizi tehdîd edip durduğun azabı haydi getir görelim» dediler.

Celal Yıldırım

(76-77) Büyüklük taslayanlar, 'Sizin inandığınızı biz inkar ediyoruz' dediler ve dişi deveyi kesip devirdiler; Rablerinin buyruğuna baş kaldırdılar, 'Ey Salih, eğer sen peygambersen bizi tehdit ettiğin azaba uğrat bakalım' dediler.

Diyanet İşleri (eski)

Büyüklük taslayanlar dediler ki: «Biz de sizin inandığınızı inkâr edenleriz.»

Diyanet Vakfi

Büyüklük taslayanlar, 'Biz, sizin inandığınız şeyi inkar ediyoruz,' dediler.

Edip Yüksel

O kibirlerine yediremiyenler doğrusu, dediler: biz o sizin iyman ettiğiniz şeye kâfirleriz

Elmalılı Hamdi Yazır

O kibirlerine yediremeyenler: «Doğrusu biz, sizin inandığınız şeye inanmıyoruz!» dediler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Büyüklük taslayanlar: «Biz, sizin inandığınızı inkâr edenleriz!» dediler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Kendini beğenmişler de onlara 'Biz sizin inandığınızı inkâr ediyor, reddediyoruz' dediler.

Seyyid Kutub

Büyüklenenler (şöyle) dedi: "Biz de gerçekten sizin inandığınıza küfredenleriz."

Gültekin Onan

(Yine) o kibirlenen kimseler: «Biz, doğrusu o sizin îman etdiğinizi inkâr ile kâfir olanlarız» dedi (ler).

Hasan Basri Çantay

O büyüklük taslayanlar: 'Doğrusu biz (de sizin) kendisine îmân ettiğiniz şeyi inkâr eden kimseleriz!' dedi(ler).

Hayrat Neşriyat

Büyüklük taslayanlar dediler ki: Biz, doğrusu sizin iman ettiğinizi inkar edenleriz.

İbni Kesir

Büyüklük peşinde olanlarsa: "Bakın" dediler, "sizin o kadar emin olduğunuz şeyi biz asla doğru bulmuyoruz!"

Muhammed Esed

Kendilerini büyük görenler ise dedi ki: «Biz muhakkak sizin o imân ettiğiniz şeye kâfirleriz.»

Ömer Nasuhi Bilmen

Büyüklük taslayanlar: “Biz sizin inandığınızı inkâr edenleriz. ” dediler.

Ömer Öngüt

Büyüklük taslayanlar ise: -Biz de sizin iman ettiklerinizi tanımıyoruz, dediler.

Şaban Piriş

O kibirlenenler ise, "Doğrusu, biz sizin iman ettiğiniz şeyi inkâr ediyoruz." dediler.

Suat Yıldırım

Büyüklük taslayanlar: "Biz, sizin inandığınızı inkâr edenleriz!" dediler.

Süleyman Ateş

Büyüklük taslayanlar (müstekbirler de şöyle) dedi: «Biz de, gerçekten sizin inandığınızı tanımayanlarız.»

Tefhim-ul Kuran

Büyüklük taslayanlar ise, 'Sizin inandığınız şeyi biz reddediyoruz' dediler.

Ümit Şimşek

Kibre sapanlar şöyle konuştu: "Biz sizin inandığınızı inkar edenleriz."

Yaşar Nuri Öztürk

Büyüklük peşinde olanlarsa: “Bakın sizin o iman ettiğiniz şeyin, Allah'tan gelen bir gerçek olduğunu kabul etmeyiz” dediler.

Abdullah Parlıyan

Büyüklük taslayanlar, “Biz de sizin inandığınızı inkâr edenleriz” dediler.

Bayraktar Bayraklı

Büyüklük taslayanlar dediler ki: “Biz de sizin iman ettiğiniz şeyi inkâr ediyoruz.”

Cemal Külünkoğlu

Büyüklük taslayanlar, “Şüphesiz biz de sizin iman ettiğinizi inkâr edicileriz” dediler.

Kadri Çelik

Büyüklük taslayan o zalimler ise, “Siz neye inanmışsanız, işte biz de onu bütünüyle inkâr ediyoruz!” diye mukabele bulunurdu.

Ali Ünal

Büyüklenenler de dediler ki: “Elbette biz de sizin iman ettiğiniz şeyi inkâr edenleriz!”

Harun Yıldırım

Büyüklük taslayanlarsa: "Biz" dediler, "Sizin iman etmeye değer bulduğunuz şeyin inkarcısıyız!"

Mustafa İslamoğlu

Büyüklük taslayanlar dediler ki: “Biz de gerçekten kendisine inandığınız şeyi tanımayıp inkâr edenleriz.”

Sadık Türkmen

Büyüklenenler de “Biz sizin inandıklarınızı inkar edenleriz” dediler.

İlyas Yorulmaz

Kibirlenenler şöyle dedi: “Muhakkak biz, sizin inandığınız şeyi inkâr edenleriz.”

İmam İskender Ali Mihr