Medine döneminde inmiştir. Kur’an-ı Kerim’in en uzun sûresi olup 286 âyettir. Adını, 67-73. âyetlerde yer alan “bakara (sığır)” kelimesinden alır.


وَالْوَالِدَاتُ يُرْضِعْنَ أَوْلاَدَهُنَّ حَوْلَيْنِ كَامِلَيْنِ لِمَنْ أَرَادَ أَن يُتِمَّ الرَّضَاعَةَ وَعلَى الْمَوْلُودِ لَهُ رِزْقُهُنَّ وَكِسْوَتُهُنَّ بِالْمَعْرُوفِ لاَ تُكَلَّفُ نَفْسٌ إِلاَّ وُسْعَهَا لاَ تُضَآرَّ وَالِدَةٌ بِوَلَدِهَا وَلاَ مَوْلُودٌ لَّهُ بِوَلَدِهِ وَعَلَى الْوَارِثِ مِثْلُ ذَلِكَ فَإِنْ أَرَادَا فِصَالاً عَن تَرَاضٍ مِّنْهُمَا وَتَشَاوُرٍ فَلاَ جُنَاحَ عَلَيْهِمَا وَإِنْ أَرَدتُّمْ أَن تَسْتَرْضِعُواْ أَوْلاَدَكُمْ فَلاَ جُنَاحَ عَلَيْكُمْ إِذَا سَلَّمْتُم مَّآ آتَيْتُم بِالْمَعْرُوفِ وَاتَّقُواْ اللّهَ وَاعْلَمُواْ أَنَّ اللّهَ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٌ ﴿٢٣٣﴾


Ayet Transkripsiyonu ve Sade Meali

ve el vâlidâtu yurdı'ne evlâde-hunne havleyni kâmileyni li men erâde en yutimme er radâate ve alâ el mevlûdi lehu rızku-hunne ve kisvetu-hunne bi el ma'rûfi lâ tukellefu nefsun illâ vus'a-hâ lâ tudârra vâlidetun bi veledi-hâ ve lâ mevlûdun lehu bi veledi-hi ve alâ el vârisi mislu zâlike fe in erâdâ fısâlen an terâdın min humâ ve teşâvurin fe lâ cunâha lâ cunâha aleyhimâ ve in eradtum en testerdıû evlâde-kum fe lâ cunâhe aleykum izâ sellemtum mâ âteytum bi el ma'rûfi ve ittekû allâhe va'lemû enne allâhe bi mâ ta'melûne basîrun
söz öbeklerinin üzerine farenizi sürükleyerek çevirilerini görebilirsiniz. Çevirileri tablo halinde görmek için buraya tıklayın
Kelime Türkçe karşılığı
ve el vâlidâtu ve anneler
yurdı'ne süt emzirirler
evlâde-hunne kendi evlâtlarını
havleyni iki sene
kâmileyni tamamen, tam olarak iki
li men kimse için
erâde istedi
en yutimme tamamlamak
er radâate süt emzirme
ve alâ ve üzerine
el mevlûdi lehu onun için doğurulmuş olan (baba)
rızku-hunne onların rızıkları
ve kisvetu-hunne ve onların giyimleri
bi el ma'rûfi marufla, iyilikle, örf ve adete uygun
lâ tukellefu yükümlü tutulmasın (tutmayın)
nefsun nefs, kişi, kimse
illâ vus'a-hâ (onun) kendi gücünün yettiğinden
lâ tudârra zarara uğratılmasın (uğratmayın)
vâlidetun anne
bi veledi-hâ (onun) kendi çocuğu ile
ve lâ ve olmaz, olmasın
mevlûdun lehu onun için doğurulmuş olan (baba)
bi veledi-hi (onun) kendi çocuğu ile
ve alâ el vârisi ve mirasçının üzerinde (ki sorumluluk)
mislu gibi, aynı
zâlike bu
fe fakat, o taktirde, artık
in erâdâ eğer ikisi isterlerse
fısâlen an sütten kesme
terâdın rıza alınarak, razı olarak
min humâ (onların) ikisinden
ve teşâvurin ve müşavere ederek, görüşerek
fe fakat, o taktirde, artık
lâ cunâha günah
lâ cunâha günah yoktur
aleyhimâ onların ikisi üzerine, ikisine
ve in eradtum ve eğer isterseniz
en testerdıû (süt anne tutup) emzirtmek
evlâde-kum çocuklarınız
fe fakat, o taktirde, artık
lâ cunâhe günah yoktur
aleykum sizin üzerinize,size
izâ sellemtum teslim ettiğiniz zaman
mâ âteytum (karar )verdiğiniz şey
bi el ma'rûfi marufla, örf ve adete uygun olarak
ve ittekû allâhe ve Allah'a karşı takva sahibi olun
va'lemû ve bilin
enne allâhe Allah'ın ..... olduğunu
bi mâ ta'melûne yaptığınız şeyleri, yaptıklarınızı
basîrun en iyi (çok iyi) gören

Anneler, (nikâhlı olsun veya boşanmış olsun, doğan) çocuklarını tam iki sene emzirirler. (Bu hüküm) süt emzirmeyi tamamlamak isteyen kimseler içindir. (Annelerin) yiyecekleri ve giyecekleri marufla (örf ve adete uygun olarak) kendisi için doğurulmuş olanın (babanın) üzerinedir. (Hiç) kimse kendi gücünün yettiğinden fazlasıyla mükellef (sorumlu) tutulmasın. Ne bir anne çocuğu ile, ne de kendisi için doğurulmuş olan (baba), çocuğu ile zarara uğratılmasın. Ve mirasçının üzerindeki (sorumluluk) da bunun gibidir. Fakat eğer (ana ile baba) müşavere ederek (görüşerek) rızalarıyla çocuğu sütten kesmek isterlerse, o taktirde onların ikisi üzerine bir günah yoktur. Ve eğer çocuklarınızı (süt anne tutup) emzirtmek isterseniz, vereceğinizi (taktir ettiğiniz emzirme ücretini), marufla (örf ve adete uygun olarak süt anneye) teslim ettiğiniz zaman artık sizin üzerinize bir günah yoktur. Ve Allah’a karşı takva sahibi olun. Allah’ın yaptıklarınızı çok iyi gördüğünü bilin!

BAKARA SURESİ 233. Ayeti Suat Yıldırım Meali

Anneler, çocuklarını iki tam yıl emzirsinler. Bu, emzirmeyi mükemmel şekliyle uygulamak isteyenler içindir. Annelerin, münasip şekilde yiyeceğini giyeceğini sağlamak, babanın görevidir. Hiçbir kimse takatinin dışında bir görevle yükümlü tutulmaz. Çocuk yüzünden ne annesi, ne de babası zarar görmemelidir. Bu yükümlülük, babanın varisine de düşer. Fakat anne baba aralarında görüşüp anlaşmaya vararak, iki yıldan önce, çocuklarını sütten kesmek isterlerse, kendilerine bir vebal yoktur. Şayet çocuklarınızı başkalarına emzirtmek isterseniz, Kendilerine vereceğiniz ücreti münasip tarzda ödemek şartı ile, bunda da size vebal yoktur. Allah’a karşı gelmekten sakının ve bilin ki Allah yaptığınız her şeyi görmektedir.

Suat Yıldırım