Mekke döneminde inmiştir. 68-70. âyetlerin Medine döneminde indiği konusunda bir rivayet de vardır. 77 âyettir. Sûre, adını ilk âyette geçen “el-Furkân” kelimesinden almaktadır. Furkân, “hak ile batılı birbirinden ayıran” demek olup Kur’an’ın isimlerinden biridir.


أَلَمْ تَرَ إِلَى رَبِّكَ كَيْفَ مَدَّ الظِّلَّ وَلَوْ شَاء لَجَعَلَهُ سَاكِنًا ثُمَّ جَعَلْنَا الشَّمْسَ عَلَيْهِ دَلِيلًا ﴿٤٥﴾


Ayet Transkripsiyonu ve Sade Meali

e lem tera ilâ rabbi-ke keyfe medde ez zılle ve lev şâe le ceale-hu sâkinen summe cealnâ eş şemse aleyhi delîlen
söz öbeklerinin üzerine farenizi sürükleyerek çevirilerini görebilirsiniz. Çevirileri tablo halinde görmek için buraya tıklayın
Kelime Türkçe karşılığı
e lem tera görmedin mi?
ilâ rabbi-ke Rabbini
keyfe nasıl
medde uzattı
ez zılle gölge
ve lev şâe ve eğer dileseydi
le elbette
ceale-hu onu kıldı
sâkinen sakin, sabit
summe sonra
cealnâ biz kıldık
eş şemse güneş
aleyhi ona
delîlen delil, yol gösteren

Görmedin mi Rabbin gölgeyi nasıl uzattı? Eğer dileseydi elbette onu, sakin (sabit) kılardı. Sonra da Güneş’i ona (gölgeye) delil (yol gösteren) kıldı.

FURKÂN SURESİ 45. Ayeti Ali Bulaç Meali

Rabbini görmedin mi, gölgeyi nasıl uzatıvermiştir? Eğer dilemiş olsaydı onu durgun kılardı. Sonra biz güneşi ona bir delil kılmışızdır.

Ali Bulaç