Mekke döneminde inmiştir. 68-70. âyetlerin Medine döneminde indiği konusunda bir rivayet de vardır. 77 âyettir. Sûre, adını ilk âyette geçen “el-Furkân” kelimesinden almaktadır. Furkân, “hak ile batılı birbirinden ayıran” demek olup Kur’an’ın isimlerinden biridir.


وَهُوَ الَّذِي جَعَلَ اللَّيْلَ وَالنَّهَارَ خِلْفَةً لِّمَنْ أَرَادَ أَن يَذَّكَّرَ أَوْ أَرَادَ شُكُورًا ﴿٦٢﴾


Ayet Transkripsiyonu ve Sade Meali

ve huve ellezî ceale el leyle ve en nehâre hılfeten li men erâde en yezzekkere ev erâde şukûren
söz öbeklerinin üzerine farenizi sürükleyerek çevirilerini görebilirsiniz. Çevirileri tablo halinde görmek için buraya tıklayın
Kelime Türkçe karşılığı
ve huve ve o
ellezî ki o
ceale kıldı, yaptı
el leyle gece
ve en nehâre ve gündüz
hılfeten karşılıklı ardarda, birbirini takip eden
li men kişi için
erâde istedi
en yezzekkere tezekkür etmek
ev veya
erâde istedi
şukûren şükretmek

Ve tezekkür etmek veya şükretmek isteyenler için gece ve gündüzü karşılıklı ardarda kılan (birbirini takip ettiren), O’dur.

FURKÂN SURESİ 62. Ayeti Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Ve O, o (Hâlık-ı Kerîm)dir ki, tefekkür eden veya şükürde bulunmak isteyen kimse için geceyi ve gündüzü birbiri ardınca gelmekte kılmıştır.

Ömer Nasuhi Bilmen