Mekke döneminde inmiştir. 54 âyettir. Sûre, adını üçüncü âyette geçen ve Kur’an âyetlerini niteleyen “fussilet” ifadesinden almıştır. “Fussilet”, “genişçe açıklandı” demektir. Sûre, ayrıca “Hâ Mîm es-Secde” diye de anılır.


قُلْ أَرَأَيْتُمْ إِن كَانَ مِنْ عِندِ اللَّهِ ثُمَّ كَفَرْتُم بِهِ مَنْ أَضَلُّ مِمَّنْ هُوَ فِي شِقَاقٍ بَعِيدٍ ﴿٥٢﴾


Ayet Transkripsiyonu ve Sade Meali

kul e raeytum in kâne min indillâhi (indi allâhi) summe kefertum bihi men edallu mimmen (min men) huve şikâkın baîdin
söz öbeklerinin üzerine farenizi sürükleyerek çevirilerini görebilirsiniz. Çevirileri tablo halinde görmek için buraya tıklayın
Kelime Türkçe karşılığı
kul de ki, söyle
e mi?
raeytum siz gördünüz
in eğer, ise
kâne ... oldu, ... idi
min ...'den
indillâhi (indi allâhi) Allah'ın indinde, katında
summe sonra
kefertum siz küfrettiniz, inkâr ettiniz
bihi onu
men kim, kimse, kişi
edallu daha dalâlette
mimmen (min men) o kimseden
huve o
...'de, içinde
şikâkın ayrılık
baîdin uzak

De ki: “Gördünüz mü? Eğer O (Kur’ân), Allah’ın indinden ise sonra da siz O’nu inkâr ettinizse, uzak bir ayrılığın içinde olandan daha çok dalâlette kim vardır?”

FUSSİLET SURESİ 52. Ayeti Ali Bulaç Meali

De ki: "Gördünüz mü haber verin; eğer o (Kur'an) Allah katından ise, sonra siz onu inkâr etmişseniz (bu durumda) uzak bir ayrılık içinde olandan daha sapık kimdir?"

Ali Bulaç