Medine döneminde inmiştir. 24 âyettir. Sûre, adını ikinci ayette geçen “el-Haşr” kelimesinden almıştır. Haşr, toplamak demektir.


مَّا أَفَاء اللَّهُ عَلَى رَسُولِهِ مِنْ أَهْلِ الْقُرَى فَلِلَّهِ وَلِلرَّسُولِ وَلِذِي الْقُرْبَى وَالْيَتَامَى وَالْمَسَاكِينِ وَابْنِ السَّبِيلِ كَيْ لَا يَكُونَ دُولَةً بَيْنَ الْأَغْنِيَاء مِنكُمْ وَمَا آتَاكُمُ الرَّسُولُ فَخُذُوهُ وَمَا نَهَاكُمْ عَنْهُ فَانتَهُوا وَاتَّقُوا اللَّهَ إِنَّ اللَّهَ شَدِيدُ الْعِقَابِ ﴿٧﴾


Ayet Transkripsiyonu ve Sade Meali

efâe allâhu alâ resûli-hî min ehli el kurâ fe li allâhi ve li er resûli ve li el kurbâ ve el yetâmâ ve el mesâkîni ve ibni es sebîli key lâ yekûne dûleten beyne el agniyâi min-kum ve mâ âtâ-kum er resûlu fe huzû-hu ve mâ nehâ-kum an-hu fe intehû ve ittekû allâhe inne allâhe şedîdu el ikâbi
söz öbeklerinin üzerine farenizi sürükleyerek çevirilerini görebilirsiniz. Çevirileri tablo halinde görmek için buraya tıklayın
Kelime Türkçe karşılığı
şey
efâe fey verdi, savaşsız elde edilen ganimetten verdi
allâhu Allah
alâ resûli-hî resûlüne
min ehli ehlinden, halkından
el kurâ belde, şehir
fe artık, o zaman, o taktirde
li allâhi Allah için, Allah'ın
ve li er resûli ve resûl için, resûlün
ve li ve ... için
sahip olanlar
el kurbâ yakınlığı olanlar, akrabalar
ve el yetâmâ ve yetimler
ve el mesâkîni ve miskinler, yoksullar
ve ibni es sebîli ve yolcular
key lâ yekûne olmaması için
dûleten elden ele dolaşan mal, servet
beyne arasında
el agniyâi zenginler
min-kum sizden
ve mâ ve şey
âtâ-kum size verdi
er resûlu resûl
fe artık, o zaman, o taktirde
huzû-hu onu alın
ve mâ ve şey
nehâ-kum sizi nehyetti, yasakladı
an-hu ondan
fe artık, o zaman, o taktirde
intehû vazgeçin
ve ittekû ve takva sahibi olun
allâhe Allah'a karşı
inne muhakkak ki
allâhe Allah
şedîdu şiddetli
el ikâbi azap, ceza

Allah’ın o şehir halkının (malından), resûlüne fey olarak verdiği şey (savaşsız elde edilen ganimet), artık Allah’ın, resûlünün (peygamberinin), ona yakınlığı olanların, yetimlerin ve yoksulların ve yolcularındır. (Bu) içinizden zengin olanların arasında elden ele dolaşan bir mal (servet) olmaması içindir. Ve resûl, size ne verdiyse o zaman onu alın. Ve o, sizi neden nehyetti ise o taktirde ondan vazgeçin. Allah’a karşı takva sahibi olun. Muhakkak ki Allah, ikabı (azabı) şiddetli olandır.

HAŞR SURESİ 7. Ayeti Sadık Türkmen Meali

Allah’ın, (fethedilen) memleketlerin ahalisinden savaşılmaksızın peygamberine kazandırdığı mallar; Allah’a, peygambere, onun yakınlarına, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışlara aittir. O mallar, içinizden yalnız zenginler arasında dolaşan bir servet haline gelmesin diye (Allah böyle hükmetmiştir). Peygamber size (mallardan) ne verdiyse onu alın, neyi de size vermediyse onda ısrarcı olmayın. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz, Allah’ın azabı çetindir.

Sadık Türkmen