Hud Suresi Mekke döneminde inmiştir. 123 âyettir. Sûre, adını içinde söz konusu edilen Hûd peygamberden almıştır.


ذَلِكَ مِنْ أَنبَاء الْقُرَى نَقُصُّهُ عَلَيْكَ مِنْهَا قَآئِمٌ وَحَصِيدٌ ﴿١٠٠﴾


Ayet Transkripsiyonu ve Sade Meali

zâlike min enbâi el kurâ nekussu-hu aleyke min-hâ kâimun ve hasîdun
söz öbeklerinin üzerine farenizi sürükleyerek çevirilerini görebilirsiniz. Çevirileri tablo halinde görmek için buraya tıklayın
Kelime Türkçe karşılığı
zâlike işte bu
min enbâi haberlerden
el kurâ beldeler, ülkeler
nekussu-hu onu anlatıyoruz, kıssa ediyoruz
aleyke sana
min-hâ ondan
kâimun ayakta kalan (izleri hâlâ duran)
ve hasîdun ve hasat edilmiş olan (izleri silinmiş olup izi kalmayan)

İşte bu sana anlattığımız, beldelerin haberlerindendir. Onlardan ayakta kalanlar (izleri hâlâ duranlar) ve hasat olanlar (izleri silinmiş olanlar) vardır.

Hud Suresi 100. Ayeti Abdullah Parlıyan Meali

Ey peygamber! İşte bütün bunlar, toplumları helak olmuş memleketlerin haberlerindendir. Biz onları sana ders ve ibret olsun diye anlatıyoruz. Bu kasabaların bazılarının izleri hâlâ yerinde duruyor, bazıları ise biçilmiş ekin gibi yok olup gitmiştir.

Abdullah Parlıyan