Hud Suresi Mekke döneminde inmiştir. 123 âyettir. Sûre, adını içinde söz konusu edilen Hûd peygamberden almıştır.


أُوْلَئِكَ الَّذِينَ لَيْسَ لَهُمْ فِي الآخِرَةِ إِلاَّ النَّارُ وَحَبِطَ مَا صَنَعُواْ فِيهَا وَبَاطِلٌ مَّا كَانُواْ يَعْمَلُونَ ﴿١٦﴾


Ayet Transkripsiyonu ve Sade Meali

ulâike ellezîne leyse lehum fi el âhirati illâ en nâru ve habita mâ sanaû fî-hâ ve bâtılun mâ kânû ya'melûne
söz öbeklerinin üzerine farenizi sürükleyerek çevirilerini görebilirsiniz. Çevirileri tablo halinde görmek için buraya tıklayın
Kelime Türkçe karşılığı
ulâike işte onlar
ellezîne o kimseler
leyse yoktur, değildir
lehum onlar için
fi el âhirati ahirette
illâ en nâru ateşten başka
ve habita ve boşa gitti, heba oldu
mâ sanaû yaptıkları şeyler
fî-hâ orada
ve bâtılun ve geçersizdir, bâtıldır
mâ kânû oldukları şeyler
ya'melûne yapıyorlar

İşte onlar, onlar için ahirette ateşten başka bir şey yoktur. Ve orada (dünyada) yaptıkları şeyler, heba oldu (boşa gitti). Ve yapmış oldukları şeyler bâtıldır (geçersizdir).

Hud Suresi 16. Ayeti Muhammed Esed Meali

İşte bunlar, ahirette paylarına ateşten başka bir şey düşmeyen kimselerdir. Çünkü onların bu (dünyada) yapıp ettikleri hep boşa gidecektir, yapıp ettikleri değersizdi zaten.

Muhammed Esed