Hud Suresi Mekke döneminde inmiştir. 123 âyettir. Sûre, adını içinde söz konusu edilen Hûd peygamberden almıştır.


فَقَالَ الْمَلأُ الَّذِينَ كَفَرُواْ مِن قِوْمِهِ مَا نَرَاكَ إِلاَّ بَشَرًا مِّثْلَنَا وَمَا نَرَاكَ اتَّبَعَكَ إِلاَّ الَّذِينَ هُمْ أَرَاذِلُنَا بَادِيَ الرَّأْيِ وَمَا نَرَى لَكُمْ عَلَيْنَا مِن فَضْلٍ بَلْ نَظُنُّكُمْ كَاذِبِينَ ﴿٢٧﴾


Ayet Transkripsiyonu ve Sade Meali

fe kâle el meleu ellezîne keferû min kavmi-hi mâ nerâ-ke illâ beşeren misle-nâ ve mâ nerâ-ke ittebea-ke illellezîne (illâ ellezîne) hum erâzilu-nâ bâdiye er re'yi ve mâ nerâ lekum aleynâ min fadlin bel nezunnu-kum kâzibîne
söz öbeklerinin üzerine farenizi sürükleyerek çevirilerini görebilirsiniz. Çevirileri tablo halinde görmek için buraya tıklayın
Kelime Türkçe karşılığı
fe kâle el meleu o zaman ileri gelenler dedi
ellezîne keferû inkâr edenler, kâfirler
min kavmi-hi onun kavminden
mâ nerâ-ke biz, seni görmüyoruz
illâ beşeren beşerden başka
misle-nâ bizim gibi
ve mâ nerâ-ke ve görmüyoruz seni
ittebea-ke sana tâbî oldu
illellezîne (illâ ellezîne) o kimselerden başka
hum onlar
erâzilu-nâ bizden aşağı (fakir, zayıf ve aciz)
bâdiye basit olan, düşünmeden olan
er re'yi görüş, rey
ve mâ nerâ ve biz görmüyoruz
lekum sizi (sizin için)
aleynâ bizim üzerimizde
min fadlin bir ihsan, üstünlük olarak, üstün, bir fazl
bel bilâkis, aksine
nezunnu-kum sizi zannediyoruz
kâzibîne yalanlayanlar, yalancılar

O zaman kavminden inkâr eden kimselerin ileri gelenleri (şöyle) dedi: “Biz seni, bizim gibi beşerden başka (olarak) görmüyoruz. Ve bizden aşağı (fakir, zayıf, aciz) olan basit görüş sahibi kimselerden başkasının da sana tâbî olduğunu görmüyoruz. Ve sizin bize bir üstünlüğünüzü de görmüyoruz. Bilâkis sizleri yalancı zannediyoruz.”

Hud Suresi 27. Ayeti Sadık Türkmen Meali

Kavminden inkârcı ileri gelenler, dediler ki: “Biz seni de bizim gibi bir insan görüyoruz ve sana, bizim kıt görüşlü, rezillerimizden başkasının uyduğunu görmüyoruz. Ve ilk bakışta; bize karşı, herhangi bir üstünlüğünüzü de görmüyoruz. Aksine, sizin yalancılar olduğunuzu sanıyoruz!”

Sadık Türkmen