Hud Suresi Mekke döneminde inmiştir. 123 âyettir. Sûre, adını içinde söz konusu edilen Hûd peygamberden almıştır.


قَالُواْ يَا نُوحُ قَدْ جَادَلْتَنَا فَأَكْثَرْتَ جِدَالَنَا فَأْتَنِا بِمَا تَعِدُنَا إِن كُنتَ مِنَ الصَّادِقِينَ ﴿٣٢﴾


Ayet Transkripsiyonu ve Sade Meali

kâlû yâ nûhu kad câdelte-nâ fe ekserte cidâle-nâ fe'ti-nâ bi-mâ teidu-nâ in kunte min es sâdikîne
söz öbeklerinin üzerine farenizi sürükleyerek çevirilerini görebilirsiniz. Çevirileri tablo halinde görmek için buraya tıklayın
Kelime Türkçe karşılığı
kâlû dediler
yâ nûhu ey Nuh (a.s)
kad olmuştu
câdelte-nâ sen bizimle çekiştin, mücâdele ettin
fe öyle ki, hatta
ekserte sen çok oldun, çok ileri gittin
cidâle-nâ bizimle çekişmede, mücâdelede
fe'ti-nâ artık bize getir
bi-mâ şeyleri
teidu-nâ bize vaadettiğin
in kunte eğer isen
min es sâdikîne sadıklardan, doğru sözlülerden

“Ya Nuh!” dediler. “Bizimle mücâdele etmiştin (çekişmiştin), hatta bizimle mücâdelede çok ileri gittin. Eğer sen sadıklardansan, o taktirde bize vaadettiğin şeyi getir.”

Hud Suresi 32. Ayeti Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) Meali

Dediler ki; «Ey Nuh! Bizimle didişip durdun, didişmende de çok ileri gittin. Eğer doğru söylüyorsan, bizi tehdit ettiğin şu azabı getir de görelim.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)