Hud Suresi Mekke döneminde inmiştir. 123 âyettir. Sûre, adını içinde söz konusu edilen Hûd peygamberden almıştır.


وَاصْنَعِ الْفُلْكَ بِأَعْيُنِنَا وَوَحْيِنَا وَلاَ تُخَاطِبْنِي فِي الَّذِينَ ظَلَمُواْ إِنَّهُم مُّغْرَقُونَ ﴿٣٧﴾


Ayet Transkripsiyonu ve Sade Meali

vasnaıl fulke bi a'yuni-nâ ve vahyi-nâ ve lâ tuhâtıb-nî fîllezîne (fî ellezîne) zalemû inne-hum mugrakûne
söz öbeklerinin üzerine farenizi sürükleyerek çevirilerini görebilirsiniz. Çevirileri tablo halinde görmek için buraya tıklayın
Kelime Türkçe karşılığı
vasnaıl fulke ve gemiyi inşa et (yap)
bi a'yuni-nâ bizim gözetimimiz ile, gözetimimizle gözlerimizin önünde
ve vahyi-nâ ve vahyimizle
ve lâ tuhâtıb-nî ve bana hitap etme, hitapta bulunma
fîllezîne (fî ellezîne) o kimseler hakkında
zalemû zulmederler
inne-hum muhakkak onlar
mugrakûne boğulacak olanlar

Vahyimizle ve Bizim gözetimimizde gemiyi inşa et (yap)! Zulmedenler hakkında Bana hitap etme. Onlar, muhakkak ki; boğulacak olanlardır.

Hud Suresi 37. Ayeti Hayrat Neşriyat Meali

'Bizim nezâretimiz altında ve vahyimiz ile gemiyi yap ve zulmedenler(inbağışlanmaları) hakkında bana (bir şey) söyleme (onlar için yalvarma)! Çünki onlar (pek yakında) suda boğulmuş (olacak) kimselerdir.'

Hayrat Neşriyat