Hud Suresi Mekke döneminde inmiştir. 123 âyettir. Sûre, adını içinde söz konusu edilen Hûd peygamberden almıştır.


فَسَوْفَ تَعْلَمُونَ مَن يَأْتِيهِ عَذَابٌ يُخْزِيهِ وَيَحِلُّ عَلَيْهِ عَذَابٌ مُّقِيمٌ ﴿٣٩﴾


Ayet Transkripsiyonu ve Sade Meali

fe sevfe ta'lemûne men ye'tî-hi azâbun yuhzî-hi ve yehıllu aleyhi azâbun mukîmun
söz öbeklerinin üzerine farenizi sürükleyerek çevirilerini görebilirsiniz. Çevirileri tablo halinde görmek için buraya tıklayın
Kelime Türkçe karşılığı
fe sevfe artık yakında
ta'lemûne bileceksiniz
men kimse(leri)
ye'tî-hi ona gelecek
azâbun bir azap
yuhzî-hi onu alçaltır
ve yehıllu ve hulul eder, girer, nüfuz eder, sirayet eder
aleyhi onun üzerine, ona
azâbun bir azap
mukîmun sürekli, devamlı, kalıcı (ikâmet eden)

Kendisine alçaltacak bir azap gelecek kimseleri artık yakında bileceksiniz. Ve onun üzerine, kalıcı azap nüfuz edecek.

Hud Suresi 39. Ayeti Ali Fikri Yavuz Meali

Artık pek yakında, perişan edecek azabın kime geleceğini ve devamlı bir azabın kimin başına konacağını bileceksiniz.” dedi.

Ali Fikri Yavuz