Hud Suresi Mekke döneminde inmiştir. 123 âyettir. Sûre, adını içinde söz konusu edilen Hûd peygamberden almıştır.


فَسَوْفَ تَعْلَمُونَ مَن يَأْتِيهِ عَذَابٌ يُخْزِيهِ وَيَحِلُّ عَلَيْهِ عَذَابٌ مُّقِيمٌ ﴿٣٩﴾


Ayet Transkripsiyonu ve Sade Meali

fe sevfe ta'lemûne men ye'tî-hi azâbun yuhzî-hi ve yehıllu aleyhi azâbun mukîmun
söz öbeklerinin üzerine farenizi sürükleyerek çevirilerini görebilirsiniz. Çevirileri tablo halinde görmek için buraya tıklayın
Kelime Türkçe karşılığı
fe sevfe artık yakında
ta'lemûne bileceksiniz
men kimse(leri)
ye'tî-hi ona gelecek
azâbun bir azap
yuhzî-hi onu alçaltır
ve yehıllu ve hulul eder, girer, nüfuz eder, sirayet eder
aleyhi onun üzerine, ona
azâbun bir azap
mukîmun sürekli, devamlı, kalıcı (ikâmet eden)

Kendisine alçaltacak bir azap gelecek kimseleri artık yakında bileceksiniz. Ve onun üzerine, kalıcı azap nüfuz edecek.

Hud Suresi 39. Ayeti Bekir Sadak Meali

(38-39) Gemiyi yaparken, milletinin inkarci ileri gelenleri yanina ugradikca onunla alay ederlerdi. O da: «Bizimle alay ediyorsunuz ama, alay ettiginiz gibi biz de sizinle alay edecegiz; rezil edecek olan azabin kime gelecegini ve kime surekli azabin inecegini goreceksiniz» dedi.

Bekir Sadak