Hud Suresi Mekke döneminde inmiştir. 123 âyettir. Sûre, adını içinde söz konusu edilen Hûd peygamberden almıştır.


وَقَالَ ارْكَبُواْ فِيهَا بِسْمِ اللّهِ مَجْرَاهَا وَمُرْسَاهَا إِنَّ رَبِّي لَغَفُورٌ رَّحِيمٌ ﴿٤١﴾


Ayet Transkripsiyonu ve Sade Meali

ve kâle irkebû fî-hâ bismillâhi (bi ismi allâhi) mecrâ-hâ ve mursâ-hâ inne rabbî le gafûrun rahîmun
söz öbeklerinin üzerine farenizi sürükleyerek çevirilerini görebilirsiniz. Çevirileri tablo halinde görmek için buraya tıklayın
Kelime Türkçe karşılığı
ve kâle irkebû ve dedi binin
fî-hâ onun içine
bismillâhi (bi ismi allâhi) Allah'ın adıyla
mecrâ-hâ onun gidişi, akışı, yüzmesi
ve mursâ-hâ ve onun demir atması (durması)
inne muhakkak ki, şüphesiz
rabbî benim Rabbim
le gafûrun mutlaka mağfiret edendir (günahları sevaba çeviren)
rahîmun rahîmdir (rahmet nuru gönderen)

Ve ona binin. Onun yüzmesi ve demir atması (durması) Allah’ın adıyladır. Muhakkak ki benim Rabbim mutlaka Gafûr’dur (mağfiret eden), Rahîm’dir (rahmet nuru gönderen).

Hud Suresi 41. Ayeti Ahmet Varol Meali

Dedi ki: 'Haydi ona binin. Onun yüzmesi de durması da Allah'ın adıyladır. Şüphesiz Rabbim bağışlayıcı, rahmet edicidir.'

Ahmet Varol