Hud Suresi Mekke döneminde inmiştir. 123 âyettir. Sûre, adını içinde söz konusu edilen Hûd peygamberden almıştır.


وَقِيلَ يَا أَرْضُ ابْلَعِي مَاءكِ وَيَا سَمَاء أَقْلِعِي وَغِيضَ الْمَاء وَقُضِيَ الأَمْرُ وَاسْتَوَتْ عَلَى الْجُودِيِّ وَقِيلَ بُعْداً لِّلْقَوْمِ الظَّالِمِينَ ﴿٤٤﴾


Ayet Transkripsiyonu ve Sade Meali

ve kîle yâ ardu ıbleî mâe-ki ve yâ semâu akliî ve gîda el mâu ve kudıye el emru vestevet (ve istevet) alâ el cûdiyyi ve kîle bu'den lil kavmi ez zâlimîne
söz öbeklerinin üzerine farenizi sürükleyerek çevirilerini görebilirsiniz. Çevirileri tablo halinde görmek için buraya tıklayın
Kelime Türkçe karşılığı
ve kîle ve denildi ki
yâ ardu ey arz (yeryüzü)
ıbleî yut
mâe-ki (senin) suyunu
ve ve
yâ semâu ey sema
akliî (suyu) tut, yağmuru kes, vazgeç
ve gîda ve çekildi
el mâu su
ve kudıye ve yerine getirildi
el emru emir
vestevet (ve istevet) yerleşti, durdu
alâ el cûdiyyi Cudi dağı üstünde
ve kîle ve denildi
bu'den uzak olsunlar
lil kavmi ez zâlimîne zalimler kavmi

Ve: “Ey arz (yeryüzü), suyunu yut! Ey sema (suyunu) tut!” denildi. Ve su çekildi ve emir yerine getirildi. Ve (gemi), Cudi (dağı)nın üzerine yerleşti. Ve zalim kavme: “Uzak olsunlar.” denildi.

Hud Suresi 44. Ayeti Süleyman Ateş Meali

"Ey yer, suyunu yut ve ey gök tut!" denildi. Su azaldı, iş bitirildi. (Gemi) Cudi'ye oturdu. "Haksızlık yapan kavim yok olsun!" denildi.

Süleyman Ateş