Hud Suresi Mekke döneminde inmiştir. 123 âyettir. Sûre, adını içinde söz konusu edilen Hûd peygamberden almıştır.


وَنَادَى نُوحٌ رَّبَّهُ فَقَالَ رَبِّ إِنَّ ابُنِي مِنْ أَهْلِي وَإِنَّ وَعْدَكَ الْحَقُّ وَأَنتَ أَحْكَمُ الْحَاكِمِينَ ﴿٤٥﴾


Ayet Transkripsiyonu ve Sade Meali

ve nâdâ nûhun rabbe-hu fe kâle rabbi innebnî (inne ibnî) min ehlî ve inne va'de-ke el hakku ve ente ahkem el hâkimîne
söz öbeklerinin üzerine farenizi sürükleyerek çevirilerini görebilirsiniz. Çevirileri tablo halinde görmek için buraya tıklayın
Kelime Türkçe karşılığı
ve nâdâ ve seslendi
nûhun Nuh
rabbe-hu Rabbine
fe kâle o zaman dedi
rabbi Rabbim
innebnî (inne ibnî) muhakkak ki benim oğlum
min ...'den
ehlî benim ailem
ve inne ve şüphesiz ki
va'de-ke senin vaadin
el hakku haktır
ve ente ve sen
ahkem en iyi hüküm veren
el hâkimîne hüküm verenler

Ve Nuh (a.s) Rabbine seslendi. Sonra (şöyle) dedi: “Rabbim! Muhakkak ki oğlum benim ailemdendir. Ve muhakkak ki Senin vaadin haktır ve Sen, hüküm verenlerin en iyi hüküm verenisin.”

Hud Suresi 45. Ayeti Ali Ünal Meali

Nuh, Rabbisine nida edip şöyle dedi: “Yâ Rab! Boğulan oğlum da mü’min olarak aileme katılanlardandı, öz evlâdımdı. Sen’in, (mü’min olarak aileme dahil olanları kurtaracağına dair) va’din de elbette haktır ve Sen, Hakimler Hakimi’sin.”

Ali Ünal