Hud Suresi Mekke döneminde inmiştir. 123 âyettir. Sûre, adını içinde söz konusu edilen Hûd peygamberden almıştır.


قَالَ رَبِّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ أَنْ أَسْأَلَكَ مَا لَيْسَ لِي بِهِ عِلْمٌ وَإِلاَّ تَغْفِرْ لِي وَتَرْحَمْنِي أَكُن مِّنَ الْخَاسِرِينَ ﴿٤٧﴾


Ayet Transkripsiyonu ve Sade Meali

kâle rabbi innî eûzu bi-ke en es'ele-ke mâ leyse bi-hi ilmun ve illâ tagfir-lî ve terham-nî ekun min el hâsirîne
söz öbeklerinin üzerine farenizi sürükleyerek çevirilerini görebilirsiniz. Çevirileri tablo halinde görmek için buraya tıklayın
Kelime Türkçe karşılığı
kâle dedi
rabbi Rabbim
innî eûzu bi-ke muhakkak ki ben sana sığınırım
en es'ele-ke senden istemekten
mâ leyse olmayan şey
benim
bi-hi onu, onun hakkında
ilmun bir ilim (bilgi)
ve illâ ve olması hariç, olmazsa
tagfir-lî beni mağfiret et
ve terham-nî ve bana rahmet et
ekun ben olurum
min el hâsirîne hüsrana uğrayanlardan

(Nuh a.s): “Rabbim, muhakkak ki ben, onun hakkında benim bir ilmim (bilgim) olmayan şeyi Senden istemekten Sana sığınırım. Ve Senin, beni mağfiret etmen ve Senin, bana rahmet etmen olmazsa ben, hüsrana uğrayanlardan olurum.” dedi.

Hud Suresi 47. Ayeti Bekir Sadak Meali

"Rabbim! Bilmedigim seyi Senden istemekten Sana siginirim. Beni bagislamaz ve bana merhamet etmezsen kaybedenlerden olurum» dedi.

Bekir Sadak