Hud Suresi Mekke döneminde inmiştir. 123 âyettir. Sûre, adını içinde söz konusu edilen Hûd peygamberden almıştır.


وَمَا مِن دَآبَّةٍ فِي الأَرْضِ إِلاَّ عَلَى اللّهِ رِزْقُهَا وَيَعْلَمُ مُسْتَقَرَّهَا وَمُسْتَوْدَعَهَا كُلٌّ فِي كِتَابٍ مُّبِينٍ ﴿٦﴾


Ayet Transkripsiyonu ve Sade Meali

ve mâ min dâbbetin fi el ardı illâ alâ allâhi rızku-hâ ve ya'lemu mustekarra-hâ ve mustevdea-hâ kullun fî kitâbin mubînin
söz öbeklerinin üzerine farenizi sürükleyerek çevirilerini görebilirsiniz. Çevirileri tablo halinde görmek için buraya tıklayın
Kelime Türkçe karşılığı
ve mâ ve yoktur
min dâbbetin yürüyen bir canlıdan, bir hayvan dan
fi el ardı yeryüzünde
illâ ancak, yalnız, dışında
alâ allâhi Allah'a ait
rızku-hâ onun rızkı
ve ya'lemu ve bilir
mustekarra-hâ onun karar kıldığı (kaldığı) yer
ve mustevdea-hâ ve onun emanet (geçici) durduğu yer
kullun tümü, hepsi
fî kitâbin bir kitaptadır
mubînin apaçık

Ve yeryüzünde yürüyen bir canlı yoktur ki; onun rızkı, Allah’ın üzerine (Allah’a ait) olmasın. Ve onun karar kıldığı (kaldığı) yeri ve onun emanet (geçici) durduğu yeri bilir. Hepsi Kitab-ı Mübîn’dedir.

Hud Suresi 6. Ayeti Hasan Basri Çantay Meali

Yerde yürüyen hiç bir canlı haaric olmamak üzere rızıklar) Allahın üstünedir. Onların duracak yerlerini de, emânet edilen yerlerini de O bilir. (Bunların) hepsi (ve bütün halleri) o apaçık kitabdadır.

Hasan Basri Çantay