Hud Suresi Mekke döneminde inmiştir. 123 âyettir. Sûre, adını içinde söz konusu edilen Hûd peygamberden almıştır.


قَالُواْ يَا صَالِحُ قَدْ كُنتَ فِينَا مَرْجُوًّا قَبْلَ هَذَا أَتَنْهَانَا أَن نَّعْبُدَ مَا يَعْبُدُ آبَاؤُنَا وَإِنَّنَا لَفِي شَكٍّ مِّمَّا تَدْعُونَا إِلَيْهِ مُرِيبٍ ﴿٦٢﴾


Ayet Transkripsiyonu ve Sade Meali

kâlû yâ sâlihu kad kunte fî-nâ mercuvven kable hâzâ e tenhâ-nâ en na'bude mâ ya'budu âbâu-nâ ve inne-nâ le fî şekkin mimmâ (min mâ) ted'û-nâ ileyhi murîbin
söz öbeklerinin üzerine farenizi sürükleyerek çevirilerini görebilirsiniz. Çevirileri tablo halinde görmek için buraya tıklayın
Kelime Türkçe karşılığı
kâlû dediler
yâ sâlihu ey Salih (a.s)
kad olmuştu, idi
kunte sen oldun
fî-nâ içimizde, aramızda
mercuvven hakkında ümit beslenen kimse
kable önce
hâzâ bu
e tenhâ-nâ bizi nehy (men) mi ediyorsun
en na'bude tapmaktan (bizim tapmamız)
mâ ya'budu taptığı şeyler
âbâu-nâ babalarımız (atalarımız)
ve inne-nâ ve muhakkak ki biz
le fî şekkin kesinlikle (şüphe) tereddüt içinde
mimmâ (min mâ) ted'û-nâ bizi davet ettiğin (çağırdığın) şeyden
ileyhi ona
murîbin şüphe veren, şüphe edilen

“Ya Salih, sen bundan önce aramızda, hakkında ümit beslenen bir kimse olmuştun!” dediler. “Babalarımızın taptığı şeylere, bizim tapmamızı sen bize nehy mi ediyorsun? Gerçekten, bizi O’na davet ettiğin şüphe verici şeyden, biz kesinlikle tereddüt içindeyiz.” dediler.

Hud Suresi 62. Ayeti Bekir Sadak Meali

«Ey Salih! Sen bundan once, aramizda kendisinden iyilik beklenir bir kimseydin; simdi babalarimizin taptiklarina bizi tapmaktan men mi ediyorsun? Dogrusu bizi cagirdigin seyden suphe ve endisedeyiz» dediler.

Bekir Sadak