Hud Suresi Mekke döneminde inmiştir. 123 âyettir. Sûre, adını içinde söz konusu edilen Hûd peygamberden almıştır.


وَيَا قَوْمِ هَذِهِ نَاقَةُ اللّهِ لَكُمْ آيَةً فَذَرُوهَا تَأْكُلْ فِي أَرْضِ اللّهِ وَلاَ تَمَسُّوهَا بِسُوءٍ فَيَأْخُذَكُمْ عَذَابٌ قَرِيبٌ ﴿٦٤﴾


Ayet Transkripsiyonu ve Sade Meali

ve yâ kavmi hâzihî nâkatu allâhi lekum âyeten fe zerû-hâ te'kul fî ardı allâhi ve lâ temessû-hâ bi sûin fe ye'huze-kum azâbun karîbun
söz öbeklerinin üzerine farenizi sürükleyerek çevirilerini görebilirsiniz. Çevirileri tablo halinde görmek için buraya tıklayın
Kelime Türkçe karşılığı
ve yâ kavmi ve ey kavmim
hâzihî bu
nâkatu allâhi Allah'ın (dişi) devesi
lekum size, sizin için
âyeten bir âyet, delil, mucize
fe zerû-hâ onu serbest bırakın
te'kul yesin
fî ardı allâhi Allah'ın arzında
ve lâ temessû-hâ ve ona dokunmayın
bi sûin kötülükle
fe ye'huze-kum aksi halde, o taktirde sizi alır (olur)
azâbun karîbun yakın bir azap

Ve ey kavmim! Bu Allah’ın (dişi) devesi, sizin için bir âyettir (mucize). Artık onu serbest bırakın. Allah’ın arzından yesin. Ve ona kötülükle dokunmayın. Aksi halde sizi, yakın bir azap yakalar.

Hud Suresi 64. Ayeti Abdullah Parlıyan Meali

“Ey kavmim!” diye devam etti. “Bu Allah'a ait olan olan deve, sizin için bir işaret olacaktır. Bunun için onu bırakın, Allah'ın arzında otlasın, ona bir kötülük yapmayın, yoksa sizi yakın bir azap yakalar.”

Abdullah Parlıyan