Hud Suresi Mekke döneminde inmiştir. 123 âyettir. Sûre, adını içinde söz konusu edilen Hûd peygamberden almıştır.


وَلَقَدْ جَاءتْ رُسُلُنَا إِبْرَاهِيمَ بِالْبُشْرَى قَالُواْ سَلاَمًا قَالَ سَلاَمٌ فَمَا لَبِثَ أَن جَاء بِعِجْلٍ حَنِيذٍ ﴿٦٩﴾


Ayet Transkripsiyonu ve Sade Meali

ve lekad câet rusulu-nâ ibrâhîme bi el buşrâ kâlû selâmen kâle selâmun fe mâ lebise en câe bi iclin hanîzin
söz öbeklerinin üzerine farenizi sürükleyerek çevirilerini görebilirsiniz. Çevirileri tablo halinde görmek için buraya tıklayın
Kelime Türkçe karşılığı
ve lekad ve andolsun
câet geldi
rusulu-nâ resûllerimiz
ibrâhîme İbrâhîm (a.s)
bi el buşrâ müjde ile
kâlû dediler
selâmen selâm
kâle dedi
selâmun selâm
fe mâ lebise bunun üzerine, çok geçmedi (gecikmeden)
en câe bi getirmesi
iclin hanîzin kızarmış buzağı

Ve andolsun elçilerimiz İbrâhîm (a.s)’a müjde ile geldiler: “Selâm” dediler. O (İbrâhîm a.s) da: “Selâm” dedi. Bunun üzerine, çok geçmeden kızarmış bir buzağı getirdi. (Kızarmış bir buzağı getirmesi gecikmedi.)

Hud Suresi 69. Ayeti Cemal Külünkoğlu Meali

Andolsun, elçilerimiz (melekler), İbrahim'e müjde getirip: “Selâm sana!” dediler. O: “Size de selâm olsun” dedi ve sonra da oyalanmadan onların önüne kızartılmış bir buzağı getirdi.

Cemal Külünkoğlu