Hud Suresi Mekke döneminde inmiştir. 123 âyettir. Sûre, adını içinde söz konusu edilen Hûd peygamberden almıştır.


فَلَمَّا رَأَى أَيْدِيَهُمْ لاَ تَصِلُ إِلَيْهِ نَكِرَهُمْ وَأَوْجَسَ مِنْهُمْ خِيفَةً قَالُواْ لاَ تَخَفْ إِنَّا أُرْسِلْنَا إِلَى قَوْمِ لُوطٍ ﴿٧٠﴾


Ayet Transkripsiyonu ve Sade Meali

fe lemmâ reâ eydiye-hum lâ tesilu ileyhi nekire-hum ve evcese min-hum hîfeten kâlû lâ tehaf in-nâ (inne-nâ) ursilnâ ilâ kavmi lûtin
söz öbeklerinin üzerine farenizi sürükleyerek çevirilerini görebilirsiniz. Çevirileri tablo halinde görmek için buraya tıklayın
Kelime Türkçe karşılığı
fe lemmâ böylece, olduğu zaman
reâ gördü
eydiye-hum onların elleri
lâ tesilu uzanmadı (vasıl olmadı)
ileyhi ona
nekire-hum onları yadırgadı (ürktü)
ve evcese ve hissetti
min-hum onlardan (dolayı)
hîfeten bir korku
kâlû dediler
lâ tehaf korkma
in-nâ (inne-nâ) muhakkak ki biz
ursilnâ biz gönderildik
ilâ kavmi lûtin Lut kavmine

Fakat onların ellerinin ona uzanmadığını görünce onları yadırgadı. Ve onlardan (dolayı) bir korku hissetti. (Onlar): “Korkma, muhakkak ki biz, Lut kavmine gönderildik.” dediler.

Hud Suresi 70. Ayeti Cemal Külünkoğlu Meali

(İbrahim) elçilerin kızartılmış buzağıya doğru el uzatmadıklarını görünce, konukları tuhafına gitti, içine onlardan kaynaklanan bir korku düştü. Bu sırada konukları: “Korkma (biz Allah'ın melekleriyiz)! Lut'un kavmine gönderildik” dediler.

Cemal Külünkoğlu