Hud Suresi Mekke döneminde inmiştir. 123 âyettir. Sûre, adını içinde söz konusu edilen Hûd peygamberden almıştır.


وَلَئِنْ أَذَقْنَا الإِنْسَانَ مِنَّا رَحْمَةً ثُمَّ نَزَعْنَاهَا مِنْهُ إِنَّهُ لَيَئُوسٌ كَفُورٌ ﴿٩﴾


Ayet Transkripsiyonu ve Sade Meali

ve le in ezaknâ el insâne min-nâ rahmeten summe neza'nâ-hâ min-hu inne-hu le yeûsun kefûrun
söz öbeklerinin üzerine farenizi sürükleyerek çevirilerini görebilirsiniz. Çevirileri tablo halinde görmek için buraya tıklayın
Kelime Türkçe karşılığı
ve le ve elbette
in eğer
ezaknâ el insâne insana tattırdık
min-nâ bizden
rahmeten bir rahmet
summe sonra
neza'nâ-hâ onu biz çekip aldık
min-hu ondan
inne-hu muhakkak ki o
le yeûsun mutlaka (tamamen) ümitsiz olur
kefûrun nankör olur

Ve insana tarafımızdan bir rahmet tattırsak, sonra onu ondan çekip alsak, muhakkak ki o, tamamen ümitsiz bir nankör (kâfir) olur.

Hud Suresi 9. Ayeti Hasan Basri Çantay Meali

İnsana bizden bir rahmet (ve ni'met) tatdırıb da sonra bunu kendisinden soyub alıversek, andolsun, (o anda) o, (Allahın fazlından) ümidini kesen bir adam, (evvelki ni'metleri tamamen unutan) bir nankördür.

Hasan Basri Çantay