Hud Suresi Mekke döneminde inmiştir. 123 âyettir. Sûre, adını içinde söz konusu edilen Hûd peygamberden almıştır.


وَلَمَّا جَاء أَمْرُنَا نَجَّيْنَا شُعَيْبًا وَالَّذِينَ آمَنُواْ مَعَهُ بِرَحْمَةٍ مَّنَّا وَأَخَذَتِ الَّذِينَ ظَلَمُواْ الصَّيْحَةُ فَأَصْبَحُواْ فِي دِيَارِهِمْ جَاثِمِينَ ﴿٩٤﴾


Ayet Transkripsiyonu ve Sade Meali

ve lemmâ câe emru-nâ necceynâ şuayben ve ellezîne âmenû mea-hu bi rahmetin min-nâ ve ehazet ellezîne zalemû es sayhatu fe asbahû fî diyâri-him câsimîne
söz öbeklerinin üzerine farenizi sürükleyerek çevirilerini görebilirsiniz. Çevirileri tablo halinde görmek için buraya tıklayın
Kelime Türkçe karşılığı
ve lemmâ ve olduğu zaman
câe geldi
emru-nâ emrimiz
necceynâ kurtardık
şuayben Şuayb (a.s)
ve ellezîne âmenû ve âmenû olan kimseler
mea-hu onunla beraber
bi rahmetin rahmetle
min-nâ bizden
ve ehazet ve helâk etti, aldı
ellezîne zalemû zulmeden kimseleri
es sayhatu sayha, korkunç bir ses
fe asbahû böylece oldular
fî diyâri-him kendi diyarlarında, yurtlarında
câsimîne diz üstü çökmüş olanlar (olarak)

Ve emrimiz geldiği zaman Şuayb (a.s)’ı ve onunla beraber âmenû olanları, Bizden bir rahmetle kurtardık. Zalim kimseleri bir sayha (ses) aldı. Böylece kendi diyarlarında diz üstü çöküp kaldılar.

Hud Suresi 94. Ayeti Ömer Öngüt Meali

Emrimiz gelince, Şuayb'ı ve onunla beraber iman edenleri tarafımızdan bir rahmetle kurtardık. Zulmedenleri o korkunç ses yakaladı da yurtlarında diz üstü çökekaldılar.

Ömer Öngüt