26,32,33 ve 57. âyetler ile 73-80. âyetler Medine döneminde, diğerleri Mekke döneminde inmiştir. 111 âyettir. Sûre, adını ilk âyetin konusu olan “İsrâ” olayından almıştır. “Geceleyin yürütmek” anlamına gelen “İsrâ”, Mîrac yolculuğunda, Hz. Peygamberin bir gece, Mekke’den Kudüs’e götürülmesini ifade eder. Sûrenin diğer bir adı da “Benî İsrâil Sûresi”dir.


وَمَنْ أَرَادَ الآخِرَةَ وَسَعَى لَهَا سَعْيَهَا وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَأُولَئِكَ كَانَ سَعْيُهُم مَّشْكُورًا ﴿١٩﴾


Ayet Transkripsiyonu ve Sade Meali

ve men erâde el âhırete ve seâ lehâ sa'ye-hâ ve huve mu'minun fe ulâike kâne sa'yu-hum meşkûran
söz öbeklerinin üzerine farenizi sürükleyerek çevirilerini görebilirsiniz. Çevirileri tablo halinde görmek için buraya tıklayın
Kelime Türkçe karşılığı
ve men ve kim
erâde el âhırete ahireti istedi
ve seâ ve çalıştı
lehâ ona, onun için
sa'ye-hâ onun çalışması
ve huve ve o
mu'minun mü'min
fe o zaman, böylece
ulâike işte onlar
kâne oldu
sa'yu-hum onların çabası, onların çalışması
meşkûran şükre değer olan, şükredilen, karşılığını hakeden

Kim mü’min olarak ahireti istedi ise ve onun (ahiret) için, onun gerektirdiği şekilde çalıştı ise işte onların çalışması, böylece meşkur (şükrün, karşılığını hakeden) oldu.

İSRÂ SURESİ 19. Ayeti Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Ve her kim mü'min olduğu halde ahireti diler ve onun için (layık-ı veçhile) çalışmasıyla çalışırsa işte o gibi kimselerin çalışmaları şayan-ı şükran bulunur.

Ömer Nasuhi Bilmen