Mekke döneminde inmiştir. 28. âyetin Medine döneminde indiği de rivayet edilmiştir. 110 âyettir. Sûre, adını; ilk defa dokuzuncu âyette olmak üzere, birkaç yerde geçen “kehf” kelimesinden almıştır. Kehf, mağara demektir.


قَالَ مَا مَكَّنِّي فِيهِ رَبِّي خَيْرٌ فَأَعِينُونِي بِقُوَّةٍ أَجْعَلْ بَيْنَكُمْ وَبَيْنَهُمْ رَدْمًا ﴿٩٥﴾


Ayet Transkripsiyonu ve Sade Meali

kâle mâ mekken-nî fîhi rabbî hayrun fe eînû-nî bi kuvvetin ec'al beyne-kum ve beyne-hum radmen
söz öbeklerinin üzerine farenizi sürükleyerek çevirilerini görebilirsiniz. Çevirileri tablo halinde görmek için buraya tıklayın
Kelime Türkçe karşılığı
kâle dedi
mâ mekken-nî beni kuvvetlendirdiği (desteklediği) şeyler
fîhi onda, hakkında, bu konuda
rabbî benim Rabbim
hayrun daha hayırlı
fe öyleyse, şimdi
eînû-nî bana yardım edin
bi kuvvetin güçle, kuvvetle
ec'al yapayım
beyne-kum ve beyne-hum onlarla sizin aranıza
radmen çok sağlam engel

(Zülkarneyn): “Bu konuda Rabbimin beni kuvvetlendirdiği (desteklediği) şeyler daha hayırlıdır. Şimdi (siz) bana kuvvet ile yardım edin. Onlarla sizin aranıza çok sağlam bir engel yapayım.” dedi.

KEHF SURESİ 95. Ayeti Diyanet İşleri (eski) Meali

(95-96) 'Rabbimin bana verdikleri sizinkinden daha iyidir. Bana gücünüzle yardım edin de sizinle onların arasına sağlam bir sed yapayım. Bana demir kütleleri getirin' dedi. Bunlar iki dağın arasını doldurunca: 'Körükleyin' dedi. Demirler akkor haline gelince; 'Bana erimiş bakır getirin de üzerine dökeyim' dedi.

Diyanet İşleri (eski)