Medine döneminde inmiştir. 120 âyettir. Sûre, adını 112. ve 114. âyetlerde yer alan “mâide” (sofra) kelimesinden almıştır.


إِنِّي أُرِيدُ أَن تَبُوءَ بِإِثْمِي وَإِثْمِكَ فَتَكُونَ مِنْ أَصْحَابِ النَّارِ وَذَلِكَ جَزَاء الظَّالِمِينَ ﴿٢٩﴾


Ayet Transkripsiyonu ve Sade Meali

innî urîdu en tebûe bi ismî ve ismi-ke fe tekûne min ashâbi en nâri ve zâlike cezâû ez zâlimîne
söz öbeklerinin üzerine farenizi sürükleyerek çevirilerini görebilirsiniz. Çevirileri tablo halinde görmek için buraya tıklayın
Kelime Türkçe karşılığı
innî urîdu gerçekten ben isterim, dilerim
en tebûe bi ismî günahımı yüklenmeni (kötülüğe uğramanı)
ve ismi-ke ve senin günahın
fe tekûne o taktirde, böylece sen olursun
min ashâbi en nâri ateşin halkından, ateş halkından
ve zâlike ve işte bu
cezâû ez zâlimîne zâlimlerin cezası

“Gerçekten ben, benim günahım ile kendi günahını yüklenmeni, böylece ateş halkından olmanı dilerim. Ve zâlimlerin cezası, işte budur.”

MÂİDE SURESİ 29. Ayeti Süleyman Ateş Meali

"Ben isterim ki sen, benim günâhımı da, senin günâhını da yüklenip ateş halkından olasın! zâlimlerin cezâsı budur."

Süleyman Ateş