Medine döneminde inmiştir. 22 âyettir. Sûre, adını ilk âyette sözü edilen olaydan almıştır. “Mücâdele”, münakaşa etmek, tartışmak demektir.


أَأَشْفَقْتُمْ أَن تُقَدِّمُوا بَيْنَ يَدَيْ نَجْوَاكُمْ صَدَقَاتٍ فَإِذْ لَمْ تَفْعَلُوا وَتَابَ اللَّهُ عَلَيْكُمْ فَأَقِيمُوا الصَّلَاةَ وَآتُوا الزَّكَاةَ وَأَطِيعُوا اللَّهَ وَرَسُولَهُ وَاللَّهُ خَبِيرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ ﴿١٣﴾


Ayet Transkripsiyonu ve Sade Meali

e eşfaktum en tukaddimû beyne yedey necvâ-kum sadakâtin fe iz lem tef'alû ve tâbe allâhu aleykum fe ekîmû es salâte ve âtû ez zekâte etîû allâhe ve resûle-hu ve allâhu habîrun bimâ ta'melûne
söz öbeklerinin üzerine farenizi sürükleyerek çevirilerini görebilirsiniz. Çevirileri tablo halinde görmek için buraya tıklayın
Kelime Türkçe karşılığı
e mi?
eşfaktum çekindiniz, korktunuz
en tukaddimû takdim etmek, vermek
beyne yedey (elleri arasında) önünde, öncesinde, önce
necvâ-kum gizli konuşmanız, gizli görüşmeniz
sadakâtin sadaka
fe o zaman, o taktirde, öyleyse
iz lem tef'alû yapmadığınız zaman, yapamadığınız zaman
ve tâbe ve tövbelerinizi kabul etti
allâhu Allah
aleykum sizin
fe o zaman, o taktirde, öyleyse
ekîmû ikame edin, yerine getirin, devam edin
es salâte namaz
ve âtû ve verin
ez zekâte zekât
etîû itaat edin
allâhe Allah'a
ve resûle-hu ve onun resûlüne
ve allâhu ve Allah
habîrun haberdardır, haberdar olandır
bimâ şeylerden
ta'melûne yapıyorsunuz

Gizli görüşmenizden önce sadaka vermekten korktunuz mu? Öyleyse yapamadığınız zaman Allah sizin tövbenizi kabul etti. O taktirde namazı ikame edin, zekâtı verin, Allah’a ve O’nun Resûl’üne itaat edin. Ve Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.

MUCÂDELE SURESİ 13. Ayeti Ahmed Hulusi Meali

(Rasûlullâh ile) özel görüşme öncesi sadakalar vermekten korktunuz. . . Bu uygulamayı (cimrilikten dolayı) yapmadınız -(ama) Allâh sizin tövbenizi kabul etti- (artık) salâtı ikame edin, zekâtı verin; Allâh'a ve Rasûlüne itaat edin! Allâh yaptıklarınızı Habiyr'dir.

Ahmed Hulusi