Muhammed Suresi Medine döneminde inmiştir. 38 âyettir. Sûre, adını Peygamber Efendimizin, ikinci âyette geçen adından almıştır. Sûre, ayrıca yirminci âyette geçen “el-Kıtâl” kelimesinden dolayı “Kıtâl sûresi”, diye de anılmaktadır.


فَهَلْ يَنظُرُونَ إِلَّا السَّاعَةَ أَن تَأْتِيَهُم بَغْتَةً فَقَدْ جَاء أَشْرَاطُهَا فَأَنَّى لَهُمْ إِذَا جَاءتْهُمْ ذِكْرَاهُمْ ﴿١٨﴾


Ayet Transkripsiyonu ve Sade Meali

fe hel yanzurûne illâ es sâate en te'tiye-hum bagteten fe kad câe eşrâtu-hâ fe ennâ lehum izâ câet-hum zikrâ-hum
söz öbeklerinin üzerine farenizi sürükleyerek çevirilerini görebilirsiniz. Çevirileri tablo halinde görmek için buraya tıklayın
Kelime Türkçe karşılığı
fe o zaman, artık, böylece
hel mi?
yanzurûne bakıyorlar, bekliyorlar, gözlüyorlar
illâ ancak, hariç, ...'den başka
es sâate o saat
en te'tiye-hum onlara gelmesi
bagteten ansızın
fe ancak, hariç, ...'den başka
kad olmuştu
câe geldi
eşrâtu-hâ onun işaretleri, alâmetleri
fe fakat, oysa, artık
ennâ nasıl olur?
lehum onlar için
izâ olduğu zaman
câet-hum onlara geldi
zikrâ-hum onlara hatırlatma

Öyleyse “o saatin” gelmesinden başka bir şey mi bekliyorlar? Halbuki onun alâmetleri (işaretleri) gelmiştir. Fakat (o saat) kendilerine geldiği zaman, onlara hatırlatmanın ne (faydası) olur ki?

Muhammed Suresi 18. Ayeti Ahmet Varol Meali

Onlar kıyametin kendilerine ansızın gelmesinden başka bir şey mi bekliyorlar? İşte onun alametleri gelmiştir. (Kıyamet) kendilerine geldikten sonra öğüt almaları onlara ne yarar verir?

Ahmet Varol