56 ve 57. âyetler hariç Mekke döneminde inmiştir. 85 âyettir. Sûre, adını 28. âyette geçen “mü’min” kelimesinden almıştır.. Ayrıca sûre, Allah’ın sıfatlarından biri olan ve 3. âyette geçen “ğâfir” kelimesinden dolayı “Ğâfîr sûresi” diye de anılmaktadır. “Ğâfir”, bağışlayan demektir.


قَالُوا أَوَلَمْ تَكُ تَأْتِيكُمْ رُسُلُكُم بِالْبَيِّنَاتِ قَالُوا بَلَى قَالُوا فَادْعُوا وَمَا دُعَاء الْكَافِرِينَ إِلَّا فِي ضَلَالٍ ﴿٥٠﴾


Ayet Transkripsiyonu ve Sade Meali

kâlû e ve lem teku te'tî-kum rusulu-kum bi el beyyinâti kâlû belâ kâlû fe ud'û ve mâ duâu el kâfirîne illâ dalâlin
söz öbeklerinin üzerine farenizi sürükleyerek çevirilerini görebilirsiniz. Çevirileri tablo halinde görmek için buraya tıklayın
Kelime Türkçe karşılığı
kâlû dediler
e ve lem teku ve olmadı mı?
te'tî-kum size geldi
rusulu-kum sizin resûlleriniz
bi el beyyinâti beyyinelerle, belgelerle, delillerle
kâlû dediler
belâ evet
kâlû dediler
fe artık, öyleyse
ud'û dua edin, yalvarın
ve mâ ve değil
duâu el kâfirîne kâfirlerin duası
illâ sadece, den başka
içinde
dalâlin dalâlet

(Cehennem bekçileri) dediler ki: "Resûlleriniz, size beyyineler ile gelmediler mi?" "Evet." dediler. (Bekçiler): "Öyleyse siz dua edin (siz yalvarın) dediler." Kâfirlerin duası, sadece dalâlettir (dalâletin içindedir).

MU'MİN SURESİ 50. Ayeti Ali Bulaç Meali

(Bekçiler:) "Size kendi Resulleriniz açık belgelerle gelmez miydi?" dediler. Onlar: "Evet" dediler. (Bekçiler:) "Şu halde siz dua edin" dediler. Oysa kafirlerin duası, çıkmazda olmaktan başkası değildir.

Ali Bulaç