Nahl Suresi Mekke döneminde inmiştir. 128 âyettir. Sûre, adını 68. âyette geçen “en-Nahl” kelimesinden almıştır. “en-Nahl” bal arısı demektir.


الَّذِينَ صَبَرُواْ وَعَلَى رَبِّهِمْ يَتَوَكَّلُونَ ﴿٤٢﴾


Ayet Transkripsiyonu ve Sade Meali

ellezîne saberû ve alâ rabbi-him yetevekkelûne
söz öbeklerinin üzerine farenizi sürükleyerek çevirilerini görebilirsiniz. Çevirileri tablo halinde görmek için buraya tıklayın
Kelime Türkçe karşılığı
ellezîne onlar
saberû sabrettiler
ve alâ rabbi-him ve Rab'lerine
yetevekkelûne tevekkül ederler

Onlar, (kendilerine yapılan zulümlere) sabrettiler. Ve onlar, Rab’lerine tevekkül ederler.

Nahl Suresi 42. Ayeti Karşılaştırmalı Mealleri

Onlar, sabreden ve yalnız Rablerine tevekkül eden kimselerdir.

Diyanet İşleri

Onlar öyle kişilerdir ki sabrettiler ve Rablerine dayandılar.

Abdulbaki Gölpınarlı

(Onlar) sadece Rablerine tevekkül ederek sabredenlerdir.

Adem Uğur

Onlar ki, sabrettiler ve Rablerine tevekkül ederler.

Ahmed Hulusi

Onlar, sabrederek mücadelelerine devam edenler, yalnız Rablerine dayanıp güvenenlerdir.

Ahmet Tekin

Onlar sabreden ve Rabblerine güvenen kimselerdir.

Ahmet Varol

Onlar sabredenler ve Rablerine tevekkül edenlerdir.

Ali Bulaç

O muhacirler, müşriklerin eziyetlerine sabredenler ve Rablerine tevekkül edenlerdir.

Ali Fikri Yavuz

Onlar sabreden ve yalniz Rablerine guvenen kimselerdir.

Bekir Sadak

Onlar ki, sabrettiler ve sadece Rablarına güvenip dayandılar, (elbette mükâfatları çok büyük olacaktır).

Celal Yıldırım

Onlar sabreden ve yalnız Rablerine güvenen kimselerdir.

Diyanet İşleri (eski)

(Onlar) sadece Rablerine tevekkül ederek sabredenlerdir.

Diyanet Vakfi

Onlar, sabrederek Rab'lerine güvenenlerdir.

Edip Yüksel

Onlar ki sabretmişlerdir ve hep Rablarına tevekkül kılarlar

Elmalılı Hamdi Yazır

Onlar ki, sabretmişlerdir ve hep Rablerine dayanırlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O Muhacirler, müşriklerin eziyetlerine sabredenler ve Rablerine tevekkül edenlerdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Onlar ki, sabrederler ve sırf Allah'a dayanırlar.

Seyyid Kutub

Onlar sabredenler ve rablerine tevekkül edenlerdir.

Gültekin Onan

(O muhacirler hak yolunda) sabr-u sebat edenler ve ancak Rablerine güvenib dayanmakda olanlardır.

Hasan Basri Çantay

Onlar (bu mükâfâta lâyık olacak kimseler), sabredenler ve Rablerine tevekkül edenlerdir.

Hayrat Neşriyat

Onlar sabreden ve yalnız Rabblarına tevekkül edenlerdir.

İbni Kesir

güçlüklere göğüs gerip, yalnızca Rablerine güven bağlayan kimseleri (bekleyen bu bahtiyarlığı)!...

Muhammed Esed

Onlar ki sabretmişlerdir ve Rablerine de tevekkülde bulunurlar.

Ömer Nasuhi Bilmen

Onlar sabreden ve yalnız Rablerine güvenen kimselerdir.

Ömer Öngüt

Onlar, sabreder ve Rablerine bağlanırlar.

Şaban Piriş

O muhacirler hak yolda sabreder ve yalnız Rab’lerine dayanıp güvenirler.

Suat Yıldırım

Onlar ki sabrettiler ve Rablerine dayanmaktadırlar.

Süleyman Ateş

Onlar sabredenler ve Rablerine tevekkül edenlerdir.

Tefhim-ul Kuran

Onlar sabredenler ve Rablerine tevekkül edenlerdir.

Ümit Şimşek

O Allah yolunda hicret edenler, sabrederler ve yalnız Rablerine tevekkül ederler.

Yaşar Nuri Öztürk

O hicret edenler öyle kimselerdir ki, hertürlü kötülüklere göğüs gerip, Rablerine güvenip dayanırlar.

Abdullah Parlıyan

Onlar sabredenler ve Rabblerine güven bağlayan kimselerdir.

Bayraktar Bayraklı

Onlar (eziyetlere) sabreden ve yalnız Rablerine güvenen kimselerdir.

Cemal Külünkoğlu

Onlar; sabredenler ve rablerine tevekkül edenlerdir.

Kadri Çelik

O muhacirler, (inançlarından dolayı başlarına gelenlere) sabretmişlerdir ve ancak Rabbilerine dayanıp güvenmektedirler.

Ali Ünal

Sadece Rablerine tevekkül ederek sabredenlerdir.

Harun Yıldırım

eza cefaya karşı direnen ve sadece Rablerine dayanan kimseleri (bekleyen bu güzellikleri)...

Mustafa İslamoğlu

Onlar sabrettiler ve Rablerine güvenmektedirler.

Sadık Türkmen

İşte, Allah'a olan inançlarında direnç (sabır) gösterenler ve yalnızca Allah'a güvenip dayananlar bunlardır.

İlyas Yorulmaz

Onlar, (kendilerine yapılan zulümlere) sabrettiler. Ve onlar, Rab’lerine tevekkül ederler.

İmam İskender Ali Mihr