Nebe Suresi Mekke döneminde inmiştir. 40 âyettir. Sûre, adını ikinci âyette geçen “en-Nebe’” kelimesinden almıştır. Nebe’, haber demektir.


إِنَّهُمْ كَانُوا لَا يَرْجُونَ حِسَابًا ﴿٢٧﴾


Ayet Transkripsiyonu ve Sade Meali

innehum kânû lâ yercûne hısâben
söz öbeklerinin üzerine farenizi sürükleyerek çevirilerini görebilirsiniz. Çevirileri tablo halinde görmek için buraya tıklayın
Kelime Türkçe karşılığı
innehum muhakkak ki onlar
kânû oldular
lâ yercûne ümit etmiyorlar, ummuyorlar
hısâben hesaba çekilme, hesap verme, hesap

Muhakkak ki onlar bir hesap ummuyorlardı.

Nebe Suresi 27. Ayeti Karşılaştırmalı Mealleri

Çünkü onlar hesaba çekilmeyi ummuyorlardı.

Diyanet İşleri

Şüphe yok ki onlar, hiçbir soru ummazlardı.

Abdulbaki Gölpınarlı

Çünkü onlar hesap gününü (geleceğini) ummazlardı.

Adem Uğur

Muhakkak ki onlar bir hesap (yaşamlarının sonucunu) ummuyorlardı!

Ahmed Hulusi

Onlar hesaba çekileceklerini ummuyorlardı.

Ahmet Tekin

Çünkü onlar bir hesap (göreceklerini) ummuyorlardı.

Ahmet Varol

Doğrusu onlar, hesaba çekileceklerini ummuyorlardı.

Ali Bulaç

Çünkü onlar, hesaba çekileceklerini hiç ummuyorlardı,

Ali Fikri Yavuz

Cunku onlar, hesaba cekileceklerini sanmazlardi.

Bekir Sadak

Çünkü onlar hiç de hesabı ummazlardı.

Celal Yıldırım

Çünkü onlar, hesaba çekileceklerini sanmazlardı.

Diyanet İşleri (eski)

Çünkü onlar hesap gününü (geleceğini) ummazlardı.

Diyanet Vakfi

Onlar bir hesap ummuyorlardı.

Edip Yüksel

çünkü ummazlardı onlar hiç bir hisab

Elmalılı Hamdi Yazır

Çünkü onlar, hiçbir hesap ummazlardı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Çünkü onlar hiçbir hesap ummazlardı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Çünkü onlar bir hesab görüleceğini ummuyorlardı.

Seyyid Kutub

Doğrusu onlar, hesaba çekileceklerini ummuyorlardı.

Gültekin Onan

Çünkü onlar hiçbir hisâb ummuyorlardı,

Hasan Basri Çantay

Çünki onlar (kendileri hakkında) bir hesab (görüleceğini) ummuyorlardı.

Hayrat Neşriyat

Çünkü onlar hiç bir hesab beklemezlerdi.

İbni Kesir

Doğrusu onlar hesaba çekileceklerini beklemiyorlardı,

Muhammed Esed

(26-27) Uygun bir ceza olarak. Şüphe yok ki onlar, bir hesabı ummaz olmuşlardı.

Ömer Nasuhi Bilmen

Çünkü onlar hesaba çekileceklerini beklemiyorlardı.

Ömer Öngüt

Çünkü onlar, hesabı ummuyorlardı.

Şaban Piriş

Çünkü onlar bu hesap gününe inanmıyor (onu hesaba almıyorlardı).

Suat Yıldırım

Çünkü onlar bir hesap (görüleceğini) ummuyorlardı.

Süleyman Ateş

Doğrusu onlar, hesaba çekileceklerini ummuyorlardı.

Tefhim-ul Kuran

Çünkü onlar hesaba çekilmeyi ummuyorlardı.

Ümit Şimşek

Doğrusu onlar böyle bir hesap ummuyorlardı.

Yaşar Nuri Öztürk

Doğrusu onlar hesaba çekileceklerini beklemiyorlardı.

Abdullah Parlıyan

(24-28) Yaptıklarına uygun bir karşılık olarak orada ne bir serinlik, ne de bir soğuk içecek bulacaklar. Ancak kaynar su ve irin içecekler. Çünkü onlar, hesap gününü hiç beklemiyorlardı. Âyetlerimizi şiddetle yalanlamışlardı.

Bayraktar Bayraklı

Çünkü onlar hesaba çekilmeyi ummuyorlardı.

Cemal Külünkoğlu

Doğrusu onlar, hesaba çekileceklerini ummuyorlardı.

Kadri Çelik

Çünkü onlar, hesaba çekileceklerini beklemiyor, ona inanmıyorlardı.

Ali Ünal

Doğrusu onlar, hiçbir hesab ummuyorlardı.

Harun Yıldırım

Şu kesin ki onlar vaktiyle, hesaba çekilmeyi arzu etmiyorlardı;

Mustafa İslamoğlu

Çünkü onlar, hiçbir hesap ummuyorlardı!

Sadık Türkmen

Onlar dünyada yaşarken hesaba çekileceklerini beklemiyorlardı.

İlyas Yorulmaz

Muhakkak ki onlar bir hesap ummuyorlardı.

İmam İskender Ali Mihr