Medine döneminde inmiştir. 176 âyettir. Sûre, özellikle kadın haklarından, onların hukûkî ve sosyal konumlarından bahsettiği için bu adı almıştır. “Nisâ” kadınlar demektir.


وَإِذَا حَضَرَ الْقِسْمَةَ أُوْلُواْ الْقُرْبَى وَالْيَتَامَى وَالْمَسَاكِينُ فَارْزُقُوهُم مِّنْهُ وَقُولُواْ لَهُمْ قَوْلاً مَّعْرُوفًا ﴿٨﴾


Ayet Transkripsiyonu ve Sade Meali

ve izâ hadara el kısmete ulû el kurbâ ve el yetâmâ ve el mesâkînu fe urzukû-hum min-hu ve kûlû lehum kavlen ma'rûfen
söz öbeklerinin üzerine farenizi sürükleyerek çevirilerini görebilirsiniz. Çevirileri tablo halinde görmek için buraya tıklayın
Kelime Türkçe karşılığı
ve izâ ve ... olduğu zaman
hadara hazır oldu, orada bulundu
el kısmete paylaştırma, taksim
ulû sahibi
el kurbâ yakınlık, akrabalar
ve el yetâmâ ve yetimler
ve el mesâkînu ve miskinler, çalışamayacak durumdaki yaşlılar, yoksullar
fe urzukû-hum o taktirde onları rızıklandırın
min-hu ondan
ve kûlû ve deyin, söyleyin
lehum onlara
kavlen söz
ma'rûfen iyi, güzel

Ve miras taksiminde, (miras düşmeyen uzak) akrabalar, yetimler ve yoksullar orada hazır bulunursa, o taktirde onları, ondan (mirastan) rızıklandırınız ve onlara güzel söz söyleyiniz.

NİSÂ SURESİ 8. Ayeti Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Tereke taksim edilirken uzak karabet sahipleriyle yetimler ve yoksullar da hazır bulunurlarsa ondan onları da rızıklandırınız ve onlara güzel sözler de söyleyiniz.

Ömer Nasuhi Bilmen