Medine döneminde inmiştir. 64 âyettir. Adını, 35. âyette geçen “nûr” kelimesinden almıştır.


وَيَقُولُونَ آمَنَّا بِاللَّهِ وَبِالرَّسُولِ وَأَطَعْنَا ثُمَّ يَتَوَلَّى فَرِيقٌ مِّنْهُم مِّن بَعْدِ ذَلِكَ وَمَا أُوْلَئِكَ بِالْمُؤْمِنِينَ ﴿٤٧﴾


Ayet Transkripsiyonu ve Sade Meali

ve yekûlûne âmennâ billâhi (bi allâhi) ve bi er resûli ve ata'nâ summe yetevellâ ferîkun min-hum min ba'di zâlike ve mâ ulâike bi el mu'minîne
söz öbeklerinin üzerine farenizi sürükleyerek çevirilerini görebilirsiniz. Çevirileri tablo halinde görmek için buraya tıklayın
Kelime Türkçe karşılığı
ve yekûlûne ve onlar derler
âmennâ îmân ettik
billâhi (bi allâhi) Allah'a
ve bi er resûli ve resûle
ve ata'nâ ve itaat ettik
summe sonra
yetevellâ dönerler
ferîkun bir grup, bir kısım
min-hum onlardan, onların
min ba'di sonradan, bundan sonra
zâlike bu, bundan
ve mâ ulâike ve işte onlar ... değiller
bi el mu'minîne mü'min olanlar

Ve: “Allah’a ve resûle îmân ettik ve itaat ettik.” derler. Sonra da onların bir kısmı bundan sonra döner. Ve işte onlar, mü’min değillerdir.

NÛR SURESİ 47. Ayeti Yaşar Nuri Öztürk Meali

"Allah'a ve o resule inandık, boyun eğdik." diyorlar, sonra da içlerinden bir fırka bunun hemen ardından yüz çeviriyor. Bunlar, inanmış insanlar değiller.

Yaşar Nuri Öztürk