Mekke döneminde inmiştir. 43 âyettir. Sûre, adını 13. âyette geçen “Ra'd” kelimesinden almıştır. “Ra'd” gök gürültüsü demektir.


مَّثَلُ الْجَنَّةِ الَّتِي وُعِدَ الْمُتَّقُونَ تَجْرِي مِن تَحْتِهَا الأَنْهَارُ أُكُلُهَا دَآئِمٌ وِظِلُّهَا تِلْكَ عُقْبَى الَّذِينَ اتَّقَواْ وَّعُقْبَى الْكَافِرِينَ النَّارُ ﴿٣٥﴾


Ayet Transkripsiyonu ve Sade Meali

meselu el cenneti elletî vuide el muttekûne tecrî min tahti-hâ el enhâru ukulu-hâ dâimun ve zillu-hâ tilke ukbâ ellezîne ittekav ve ukbâ el kâfirîne en nâru
söz öbeklerinin üzerine farenizi sürükleyerek çevirilerini görebilirsiniz. Çevirileri tablo halinde görmek için buraya tıklayın
Kelime Türkçe karşılığı
meselu el cenneti elletî o cennetin örneği, durumu, gibi
vuide el muttekûne muttakilere (takva sahiplerine) vaadedilen
tecrî akar
min tahti-hâ onun altından
el enhâru nehirler
ukulu-hâ onun meyvesi
dâimun süreklidir, daimîdir
ve zillu-hâ ve onun gölgesi
tilke işte bu
ukbâ ellezîne ittekav takva sahiplerinin sonu
ve ukbâ el kâfirîne ve inkâr edenlerin sonu, kafirlerin sonu
en nâru ateş

Muttakilere vaadolunan cennet, altından nehirler akan ve onun meyvesi ve gölgesi daimî olan (bahçe) gibidir. İşte bu, takva sahiplerinin sonudur. Kâfirlerin sonu ise ateştir.

RA'D SURESİ 35. Ayeti Muhammed Esed Meali

Allah'a karşı sorumluluk bilinci taşıyan kimselere söz verilen cennet, içinde ırmakların çağıldadığı (bahçeler) gibidir; (fakat dünyadaki bahçelerden fazla olarak) onun ürünleri ebedidir; gölgelikleri de (öyle). Allah'a karşı sorumluluk bilinci taşıyan kimselerin varacağı yer işte böyle olacaktır; hakkı inkar edenlerin varacağı yerse ateş olacak.

Muhammed Esed