Mekke döneminde inmiştir. 60 âyettir. Sûre, adını ikinci âyette geçen “er-Rûm” kelimesinden almıştır.


وَيَوْمَ تَقُومُ السَّاعَةُ يُقْسِمُ الْمُجْرِمُونَ مَا لَبِثُوا غَيْرَ سَاعَةٍ كَذَلِكَ كَانُوا يُؤْفَكُونَ ﴿٥٥﴾


Ayet Transkripsiyonu ve Sade Meali

ve yevme tekûmu es sâatu yuksimu el mucrimûne mâ lebisû gayra sâatin kezâlike kânû yu'fekûne
söz öbeklerinin üzerine farenizi sürükleyerek çevirilerini görebilirsiniz. Çevirileri tablo halinde görmek için buraya tıklayın
Kelime Türkçe karşılığı
ve yevme ve o gün
tekûmu olur, gerçekleşir
es sâatu saat (kıyâmet saati, kıyâmetin vakti)
yuksimu yemin eder
el mucrimûne mücrimler, suçlular
mâ lebisû kalmadılar
gayra başka (fazla), dışında
sâatin bir saat
kezâlike böylece, işte böyle
kânû oldular
yu'fekûne döndürülüyorlar

Ve o saatin geldiği (kıyâmetin koptuğu) gün, mücrimler bir saatten fazla (mezarda) kalmadıklarına yemin ederler. İşte böyle döndürülüyorlardı (ölümden hayata döndürülüyorlardı).

RÛM SURESİ 55. Ayeti Süleyman Ateş Meali

(Duruşma) Sâ'at(i) başladığı gün, suçlular, (dünyâda veya Berzahta) bir sâ'atten fazla kalmadıklarına yemin ederler. İşte onlar, (dünyâda da haktan) böyle çevriliyorlardı.

Süleyman Ateş