Mekke döneminde inmiştir. 30 âyettir. Sûre, adını mü’minlerin Allah’a secde etmelerinden bahseden 15. âyetten almıştır.


فَلَا تَعْلَمُ نَفْسٌ مَّا أُخْفِيَ لَهُم مِّن قُرَّةِ أَعْيُنٍ جَزَاء بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ ﴿١٧﴾


Ayet Transkripsiyonu ve Sade Meali

fe lâ ta'lemu nefsun mâ uhfiye lehum min kurrati a'yunin cezâen bi mâ kânû ya'melûne
söz öbeklerinin üzerine farenizi sürükleyerek çevirilerini görebilirsiniz. Çevirileri tablo halinde görmek için buraya tıklayın
Kelime Türkçe karşılığı
fe lâ ta'lemu artık bilmez
nefsun nefs, kişi
mâ uhfiye gizli olanı, saklı olanı, neler saklı
lehum onlar için
min kurrati a'yunin göz aydınlığından (sevindirici şeylerden)
cezâen (ceza: mukafat) karşılık olarak
bi mâ şeyler sebebiyle
kânû oldular
ya'melûne yapıyorlar

Artık hiçbir nefs (hiç kimse), yapmış olduklarına mükâfat olarak, onlar için gözaydınlığından nelerin saklı olduğunu bilmez.

SECDE SURESİ 17. Ayeti Ali Bulaç Meali

Artık hiçbir nefis, yaptıklarına karşılık olmak üzere kendileri için gözler aydınlığı olarak nelerin (sayısız nimetlerin) saklandığını bilmez.

Ali Bulaç