Son iki âyet hariç Medine döneminde, Peygamber Efendimizin irtihaline yakın bir zamanda inmiştir. 129 âyettir. Sûre, adını Allah’ın kullarının tövbesini kabul edeceğini bildirdiği 104. âyetten almıştır. İlk âyette geçen “berâet” kelimesinden dolayı sûreye Berâe sûresi adı da verilmiştir. Başında besmele olmayan tek sûredir.


وَالسَّابِقُونَ الأَوَّلُونَ مِنَ الْمُهَاجِرِينَ وَالأَنصَارِ وَالَّذِينَ اتَّبَعُوهُم بِإِحْسَانٍ رَّضِيَ اللّهُ عَنْهُمْ وَرَضُواْ عَنْهُ وَأَعَدَّ لَهُمْ جَنَّاتٍ تَجْرِي تَحْتَهَا الأَنْهَارُ خَالِدِينَ فِيهَا أَبَدًا ذَلِكَ الْفَوْزُ الْعَظِيمُ ﴿١٠٠﴾


Ayet Transkripsiyonu ve Sade Meali

ve es sâbikûne el evvelûne min el muhâcirîne ve el ensâri ve ellezîne ettebeû-hum bi ıhsânin radıye allâhu an-hum ve radû an-hu ve eadde lehum cennâtin tecrî tahte-hâ el enhâru hâlidîne fîhâ ebeden zâlike el fevzu el azîmu
söz öbeklerinin üzerine farenizi sürükleyerek çevirilerini görebilirsiniz. Çevirileri tablo halinde görmek için buraya tıklayın
Kelime Türkçe karşılığı
ve es sâbikûne el evvelûne hayırlarda yarışanların evvelkileri
min el muhâcirîne hicret (göç) edenlerden
ve el ensâri ve ensar, yardım edenler
ve ellezîne ettebeû-hum ve onlara tâbî kimseler
bi ıhsânin ihsan ile
radıye allâhu Allah razı oldu
an-hum onlardan
ve radû an-hu ve ondan razı oldular
ve eadde ve hazırladı
lehum onlar için, onlara
cennâtin cennetler
tecrî akar
tahte-hâ onun altından
el enhâru nehirler, ırmaklar
hâlidîne ebedî kalacak olanlar
fîhâ orada
ebeden ebedî olarak, ebediyyen
zâlike el fevzu el azîmu işte bu en büyük fevzdir, en büyük kurtuluştur, en büyük mükâfatdır

O sabikûn-el evvelîn (evvelki hayırlarda yarışanlardan salâh makamında iradesini Allah'a teslim ederek irşada memur ve mezun kılınanlar): Onların bir kısmı muhacirînden (Mekke'den Medine'ye göç edenlerden) bir kısmı ensardan (Medine'deki yardımcılardan) ve bir kısmı da onlara (ensar ve muhacirîne) ihsanla tâbî olanlardandı. (Sahâbe irşad makamına sahip oldukları için onlara tâbî olundu). Allah, onlardan razı ve onlar da O'ndan (Allah'tan) razıdır. Onlara Allah, altlarından ırmaklar akan cennetler hazırladı ve orada ebediyyen kalacaklardır. İşte bu, en büyük (azîm) mükâfattır.

TEVBE SURESİ 100. Ayeti Celal Yıldırım Meali

Muhacir ve Ansar'dan (hicret etmede ve Peygamber'e Yardımda) yarışırcasına öne geçen ilk (grupta gelen)ler ve onlara iyilik ve güzellikle uyanlardan Allah razı oldu; onlar da Allah'tan razı olmuşlardır. Allah onlar için, altlarından ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları Cennetler hazırlamıştır. İşte bu en büyük kurtuluştur.

Celal Yıldırım