Son iki âyet hariç Medine döneminde, Peygamber Efendimizin irtihaline yakın bir zamanda inmiştir. 129 âyettir. Sûre, adını Allah’ın kullarının tövbesini kabul edeceğini bildirdiği 104. âyetten almıştır. İlk âyette geçen “berâet” kelimesinden dolayı sûreye Berâe sûresi adı da verilmiştir. Başında besmele olmayan tek sûredir.


إِنَّمَا يَعْمُرُ مَسَاجِدَ اللّهِ مَنْ آمَنَ بِاللّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ وَأَقَامَ الصَّلاَةَ وَآتَى الزَّكَاةَ وَلَمْ يَخْشَ إِلاَّ اللّهَ فَعَسَى أُوْلَئِكَ أَن يَكُونُواْ مِنَ الْمُهْتَدِينَ ﴿١٨﴾


Ayet Transkripsiyonu ve Sade Meali

innemâ ya'muru mesâcide allâhi men âmene bi allâhi ve el yevmi el âhiri ve ekâme es salâte ve âte ez zekâte ve lem yahşe illâ allâhe fe asâ ulâike en yekûnû min el muhtedîne
söz öbeklerinin üzerine farenizi sürükleyerek çevirilerini görebilirsiniz. Çevirileri tablo halinde görmek için buraya tıklayın
Kelime Türkçe karşılığı
innemâ ama, ancak, sadece
ya'muru imar eder
mesâcide allâhi Allah'ın mescidleri
men âmene îmân eden kimse, âmenû olan kimse
bi allâhi Allah'a
ve el yevmi el âhiri ve ahir güne (Allah'a hayatta iken ulaşma gününe)
ve ekâme es salâte ve namazı ikame etti
ve âte ez zekâte ve zekât verdi
ve lem yahşe ve korkmaz
illâ allâhe Allah'tan başka
fe asâ artık, böylece umulur ki
ulâike işte onlar
en yekûnû onların olması
min el muhtedîne hidayete erenlerden

Allah’ın mescidlerini ancak, Allah’a ve ahiret gününe (ruhu ölmeden evvel Allah’a ulaştırma gününe) îmân eden ve namazı ikame eden ve zekât veren ve Allah’tan başkasından korkmayan kimseler imar eder. İşte onların böylece hidayete erenlerden olması umulur.

TEVBE SURESİ 18. Ayeti İmam İskender Ali Mihr Meali

Allah’ın mescidlerini ancak, Allah’a ve ahiret gününe (ruhu ölmeden evvel Allah’a ulaştırma gününe) îmân eden ve namazı ikame eden ve zekât veren ve Allah’tan başkasından korkmayan kimseler imar eder. İşte onların böylece hidayete erenlerden olması umulur.

İmam İskender Ali Mihr