Son iki âyet hariç Medine döneminde, Peygamber Efendimizin irtihaline yakın bir zamanda inmiştir. 129 âyettir. Sûre, adını Allah’ın kullarının tövbesini kabul edeceğini bildirdiği 104. âyetten almıştır. İlk âyette geçen “berâet” kelimesinden dolayı sûreye Berâe sûresi adı da verilmiştir. Başında besmele olmayan tek sûredir.


وَلَوْ أَرَادُواْ الْخُرُوجَ لأَعَدُّواْ لَهُ عُدَّةً وَلَكِن كَرِهَ اللّهُ انبِعَاثَهُمْ فَثَبَّطَهُمْ وَقِيلَ اقْعُدُواْ مَعَ الْقَاعِدِينَ ﴿٤٦﴾


Ayet Transkripsiyonu ve Sade Meali

ve lev erâdû el hurûce le eaddû lehu uddeten ve lâkin kerihe allâhu inbiâse-hum fe sebbeta-hum ve kîlak'udû (kîle uk'udû) mea el kâidîne
söz öbeklerinin üzerine farenizi sürükleyerek çevirilerini görebilirsiniz. Çevirileri tablo halinde görmek için buraya tıklayın
Kelime Türkçe karşılığı
ve lev ve eğer
erâdû el hurûce çıkmak istediler
le eaddû elbette hazırlık yaptılar
lehu ona, onun için (savaş için)
uddeten bir hazırlık
ve lâkin ve lâkin, fakat
kerihe allâhu Allah kerih gördü
inbiâse-hum onların tutumu, davranışları
fe sebbeta-hum böylece onları alıkoydu
ve kîlak'udû (kîle uk'udû) ve "oturun, (orada) kalın" denildi
mea el kâidîne geri kalanlarla birlikte

Ve eğer çıkmak isteselerdi onun (savaş) için elbette bir hazırlık yaparlardı. Ve fakat Allah, onların durumunu kerih gördü. Böylece onları alıkoydu ve onlara: “Geri kalanlarla (oturanlarla) beraber oturun.” dendi.

TEVBE SURESİ 46. Ayeti Muhammed Esed Meali

Çünkü, (gerçekten seninle sefere) çıkmak isteselerdi, elbette, bunun için bir hazırlık yaparlardı: zaten Allah onların kalkış tarzlarını beğenmedi ve bu yüzden onları (seferden) alıkoydu; Ve kendilerine: "Peki, (sizler de) evlerinizde oturun bakalım, (öteki) oturanlarla beraber" denildi.

Muhammed Esed