Son iki âyet hariç Medine döneminde, Peygamber Efendimizin irtihaline yakın bir zamanda inmiştir. 129 âyettir. Sûre, adını Allah’ın kullarının tövbesini kabul edeceğini bildirdiği 104. âyetten almıştır. İlk âyette geçen “berâet” kelimesinden dolayı sûreye Berâe sûresi adı da verilmiştir. Başında besmele olmayan tek sûredir.


وَلَئِن سَأَلْتَهُمْ لَيَقُولُنَّ إِنَّمَا كُنَّا نَخُوضُ وَنَلْعَبُ قُلْ أَبِاللّهِ وَآيَاتِهِ وَرَسُولِهِ كُنتُمْ تَسْتَهْزِؤُونَ ﴿٦٥﴾


Ayet Transkripsiyonu ve Sade Meali

ve le in seelte-hum le yekûlunne innemâ kun-nâ nahûdu ve nel'abu kul e bi allâhi ve âyâti-hi ve resûli-hi kuntum testehziûne
söz öbeklerinin üzerine farenizi sürükleyerek çevirilerini görebilirsiniz. Çevirileri tablo halinde görmek için buraya tıklayın
Kelime Türkçe karşılığı
ve le in ve eğer mutlaka
seelte-hum onlara sordun
le yekûlunne mutlaka derler
innemâ sadece, ancak, yalnız
kun-nâ biz olduk
nahûdu dalıyoruz (lâfa, eğlenceye)
ve nel'abu ve eğleniyoruz
kul de ki
e bi allâhi Allah ile mi
ve âyâti-hi ve onun âyetleri
ve resûli-hi ve onun resûlü
kuntum siz ... idiniz, oldunuz
testehziûne alay ediyorsunuz

Ve eğer onlara sorarsan mutlaka: “Biz sadece lâfa dalmıştık ve eğleniyorduk.” diyecekler. De ki: “Siz, Allah ile O’nun âyetleri ve O’nun Resûl'ü ile mi alay ediyordunuz?”

TEVBE SURESİ 65. Ayeti Ali Bulaç Meali

Onlara sorarsan, andolsun: "Biz dalmış, oyalanıyorduk" derler. De ki: "Allah ile, O'nun ayetleriyle ve elçisiyle mi alay ediyordunuz?"

Ali Bulaç