40, 94, 95 ve 96. âyetler Medine döneminde, diğerleri Mekke döneminde inmiştir. 109 âyettir.


هُوَ الَّذِي جَعَلَ الشَّمْسَ ضِيَاء وَالْقَمَرَ نُورًا وَقَدَّرَهُ مَنَازِلَ لِتَعْلَمُواْ عَدَدَ السِّنِينَ وَالْحِسَابَ مَا خَلَقَ اللّهُ ذَلِكَ إِلاَّ بِالْحَقِّ يُفَصِّلُ الآيَاتِ لِقَوْمٍ يَعْلَمُونَ ﴿٥﴾


Ayet Transkripsiyonu ve Sade Meali

huve ellezî ceale eş şemse dıyâen ve el kamere nûren ve kaddere-hu menâzile li ta'lemû adede es sinîne ve el hisâbe mâ halaka allâhu zâlike illâ bi el hakkı yufassılu el âyâti li kavmin ya'lemûne
söz öbeklerinin üzerine farenizi sürükleyerek çevirilerini görebilirsiniz. Çevirileri tablo halinde görmek için buraya tıklayın
Kelime Türkçe karşılığı
huve o ki
ellezî ceale ki o kıldı (yarattı)
eş şemse güneş
dıyâen bir ziya, bir ışık (olarak)
ve el kamere ve ay (kamer)
nûren bir nur
ve kaddere-hu ve ona takdir etti
menâzile menziller, yörüngeler
li ta'lemû bilmeniz için
adede es sinîne senelerin adedini, sayısını
ve el hisâbe ve hesabını
mâ halaka allâhu Allah'ın yarattığı şeyler (Allah ne yarattı ise)
zâlike işte bu, böylece
illâ ancak
bi el hakkı hak ile
yufassılu el âyâti âyetleri tafsilatlı açıklar
li kavmin bir kavim için
ya'lemûne biliyorlar

Güneş’i bir ziya, Ay’ı (kameri) bir nur kılan, O’dur. Ve senelerin adedini ve hesabını bilmeniz için ona menziller tayin etti. Allah ne yarattı ise ancak böylece hak ile yarattı. Bilen bir kavim için âyetleri ayrı ayrı açıklar.

YÛNUS SURESİ 5. Ayeti Ömer Nasuhi Bilmen Meali

O, o (Hâlik-ı Azîm)dir ki, Güneşi bir ziya, Ay'ı da bir nûr kıldı. Ve ona menziller tayin etti ki, senelerin sayısını ve hesabı bilesiniz. Allah Teâlâ bunları ancak hak ile yarattı. Bilir bir kavim için âyetleri mufassalan beyan buyuruyor.

Ömer Nasuhi Bilmen