Yunus Suresi 40, 94, 95 ve 96. âyetler Medine döneminde, diğerleri Mekke döneminde inmiştir. 109 âyettir.


إِنَّ فِي اخْتِلاَفِ اللَّيْلِ وَالنَّهَارِ وَمَا خَلَقَ اللّهُ فِي السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ لآيَاتٍ لِّقَوْمٍ يَتَّقُونَ ﴿٦﴾


Ayet Transkripsiyonu ve Sade Meali

inne fî ihtilâfi el leyli ve en nehâri ve mâ halaka allâhu fî es semâvâti ve el ardı le âyâtin li kavmin yettekûne
söz öbeklerinin üzerine farenizi sürükleyerek çevirilerini görebilirsiniz. Çevirileri tablo halinde görmek için buraya tıklayın
Kelime Türkçe karşılığı
inne muhakkak ki
fî ihtilâfi ihtilâflı, karşılıklı, arka arkaya, peşpeşe gelişi
el leyli gece
ve en nehâri ve gündüz
ve mâ halaka allâhu ve Allah'ın yarattığı şeyler
fî es semâvâti göklerde, semalarda
ve el ardı ve yerde, yeryüzünde
le âyâtin mutlaka âyetler, alâmetler, deliller
li kavmin bir kavim için
yettekûne takva sahibi olurlar

Muhakkak ki gece ile gündüzün, peşpeşe (karşılıklı) gelmesinde ve Allah’ın semalarda ve yerde yarattığı şeylerde, takva sahibi bir kavim için âyetler (deliller) vardır.

Yunus Suresi 6. Ayeti Ahmet Tekin Meali

Gece ile gündüzün birbiri ardınca değişmesinde, Allah’ın göklerde ve yerde yarattığı varlıklarda ve imkânlarda, Allah’a sığınıp, emirlerine yapışan günahlardan arınıp, azaptan korunan, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranan, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan toplumlar için Allah’ın varlığını, birliğini, kudretini gösteren nice deliller vardır.

Ahmet Tekin